Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin niteliği hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk defa karşılaştığımız insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiyoruz.
Bu sıralarda insanların birbirlerini aramaları, bulmaları ve birbirlerinin içini görmek için konuşmanın neden mutlaka gerekli olmadığını, neden bazı şairlerin sürekli, doğanın güzelliği karşısında yanlarında konuşmadan gidecek birini aradıklarını anladım.
İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe kalkışmaktansa, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin varlıklarından haberdar olmayı tercih ediyorlar.
Bütün üzüntülerimiz, kızgınlıklarımız, hiddetlerimiz, karşımıza çıkan olayların anlaşılmadık, beklenmedik taraflarınadır. Her şeye hazır bulunmak ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?