protestomnia

protestomnia

, 2023 okuma hedefini ekledi.
2023 OKUMA HEDEFİ
1/10 kitap - %10 tamamlandı
1 kitap okudu
10 kitap
238 sayfa
1 inceleme
21 alıntı
Reklam
Kayıp Bir Medeniyet; İslam Dünyası Avrupa'yı "Keşfediyor"
Osmanlı'nın ve İslam dünyasının durumunu bu serzeniş dolu ifadelerle tasvir eden Hayrullah Efendi, tahliline döneminin en önemli sorularından birini sorarak devam eder: "Acaba Cenâb-ı Hak Teâlâ bizim memâlikimizin kisb ve bereketini mi kaldırdı?"? Bu soru, XIX ve XX. yüzyıllarda sıkça dile getirilen "İslâm medeniyeti niçin geri kaldı?" sorusuyla yakından irtibatlıdır. Batı'nın yükselen bir medeniyet haline geldiğini gören müslüman aydınlar, kendi medeniyetlerinin işleyişine yahut araçlarına değil, özüne ilişkin bir problemin olup olmadığını açık ve samimi bir şekilde sormaktan çekinmemişlerdi. Bu soruya verilen farklı cevaplar modernizm, reformizm, gelenekçilik gibi farklı akımların doğmasına sebep oldu.
Sayfa 157 - İSAM YAYINLARI·Kitabı okudu
Alıntı
Kayıp Bir Medeniyet; İslam Dünyası Avrupa'yı "Keşfediyor"
Osmanlı'nın son dönemindeki çözülmeyle Avrupa'nın yükselen gücünü mukayese Eden Ziya Paşa, ünlü şiirinde şöyle der: Diyâr-i küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm Dolaşltım mülk-i İslam'ı bütün viraneler gördüm.
Sayfa 152 - İSAM YAYINLARI·Kitabı okudu
Alıntı
Yeni Bir Dünyanın Eşiğinde; Avrupa Kolonyalizmi, Seyyahlar ve Oryantalizm
Modern Avrupa'nın dünyanın yeni merkezi olarak ortaya çıkışı, farklı ama birbiriyle irtibatlı iki tarihin de doğmasına sebep olmuştur. Modernite adını verdiğimiz yeni evren tasavvuru ve siyasî düzen, Avrupa-Batı ve İslam dünyası için farklı süreçleri ifade eder. Modernite, Avrupa merkezli bir küresel sistemin kurulmasını işaret ederken; İslâm dünyası, Hindistan, Afrika yahut Çin gibi Avrupalı olmayan toplumlar için sistemin dışına itilme, marjinalleştirilme ve son tahlilde fiilen işgal ve sömürüye uğrama anlamına gelir. XVIII. yüzyılın ikinci yarısında ivme kazanıp günümüze kadar devam eden "Batı'nın yükselişi", Batılı olmayan toplumların modernleşmesinden çok, sömürgecilikle çatışma, direniş, uzlaşma, asimile olma gibi farklı ilişki biçimlerinin öne çıktığı bir süreci ifade eder. 1850'li yıllarda İstanbul yahut Kahire'de yaşayan sıradan insanlar için Avrupa (ve modernite) Kartezyen akılcılığı, bilimin üstünlüğünü yahut Fransız İhtilalinin "hürriyet, müsavat, uhuvvet" sloganlarını değil, Avrupalı askerlerin müslüman topraklarına ayak basmasını temsil ediyordu. Bunu kısa sürede kültür emperyalizmi izleyecektir.
Sayfa 127 - İSAM YAYINLARI·Kitabı okudu
Alıntı
Modernliğe Doğru; Reform, Rönesans yahut "Kaçın Türkler Geliyor!"
Rönesans ve reform hareketlerinin Avrupa tarihine damgasını vurduğu XVI ve XVII. yüzyıllar, bazı yönlerden yeni algılama ve ilişki biçimlerinin ortaya çıktığı, bazı yönlerden ise tevarüs edilmiş ön yargılanın güçlendiği bir dönemdir. 1258 yılında Moğollar'in Abbasi Devleti'ni sona erdirmesiyle başlayan süreç, Arap siyasi ve kültürel gücünün gerilemesine, buna karşı Türk gücünün belirleyici bir unsur haline gelmesine sebep olmuştur. Rönesans'ın vaat ettiği akılcılık, bilimcilik ve hümanizm, modern dünyanın doğuşuna zemin hazırlamış, fakat bu arada İslâm, müslüman ve giderek Türk algısının çerçevesini de belirlemiştir. Avrupa ve Osmanlı, Batı ve İslam dünyası, modern dünyaya bu tarihi yükü taşıyarak girecektir.
Sayfa 124 - İSAM YAYINLARI·Kitabı okudu
Alıntı