— Peki ama neden öyle düşünüyorsun?
— Düşünmüyorum, biliyorum; bunun için biz erkeklerin gözleri var, ama kadınların yok. Ciddi niyetleri olan bir adam görüyorum, Levin bu adam; bir de keyif çatmaktan başka derdi olmayan, durmadan şakıyan bir bıldırcın görüyorum.
Sayfa 82 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
— Şu konuda: Diyelim ki evlisin, karını seviyorsun, ama aynı zamanda başka bir kadına da gönül vermişsin...
— Kusura bakma, ama bunu kesinlikle anlamıyorum. Sanki... Karnım tokken fırının yanından geçmiş ve ekmek aşırmış gibi...
Stepan Arkadyiç’in gözleri her zamankinden daha çok parladı.
— Neden peki? Ekmek bazen öyle güzel kokar ki kendini tutamazsın.
Himmlisch ist’s wenn ich bezwungen
Meine irdische Begier;
Aber noch wenn’s nicht gelungen,
Hatte ich auch recht hübsch Plaisir!*
*Görkemli bir şey olur yenebilsem
Dünyevi tutkularımı;
Ama bunu başaramasam bile
Yine de mutluluk duyardım! (Alm.)
Sayfa 61 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Ne olursa olsun, bir genç kız için korkunç bir şey yok bunda. Her genç kız evlenme teklifi almaktan gurur duyar.
— Evet, her genç kız, ama o değil.
Stepan Arkadyiç gülümsedi. Levin’in bu duygusunu ve Levin için dünyadaki bütün genç kızların iki türe ayrıldığını öyle iyi biliyordu ki. Bu iki türden biri, dünyada onun dışındaki bütün kızlardı ve bu kızlar insana özgü bütün zayıflıklara sahip çok sıradan kızlardı; diğer tür ise tek başına oydu ve o, hiçbir zayıf yönü olmayan, tüm insanlardan kat kat üstün bir kızdı.
Sayfa 58 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu