(Spoiler içerir)
Nihilizm tohumlarının Rusya topraklarına yeni ekildiği zamanlar. Tam bir kuşak çatışması ve aslında bugünün özetini bize sunuyor. Bazarov ve Arkadiy yeni kuşak olarak karşımıza çıkıyor. Var olan baskın romantizm ekolüne açılan savaş Bazorov ve Arkadiy karakterlerinde nihilizm olarak can bularak kitapta baş gösteriyor. Bu ekol savaşını Turgenyev roman örgüsünde bize sunarken hem ekolü tanıtıyor hem de insanı sorgulatıyor. Eğer Nietzsche okuduysanız kesinlikle anlayabileceğiniz aslında daha da kafanızda oturtabileceğiniz bir ekol Nihilizm. Beni şaşırtan Turgenyev’in romanı oluştururken Türk Edebiyatı’ndaki Ahmet Mithat Efendi edasıyla bu ekolü bize olay örgüsüyle tanıtması, okuyucuya sunarken akışı kesip geriye dönük bilgi vermesi ve okurla konuşuyor tarzda kurgulaması oldu. Öğretici aynı zamanda sürükleyici bir kitap.
Kitabı anlamak için tabii ki de 19.yy yarıları Rusya’nın tablosunu çok iyi bilmek gerekiyor. Bu yüzden okumadan önce Rusya’nın, tarihi açıdan araştırılması gerekiyor. Böylelikle kitabı iyi bir zemine oturtmuş oluyorsunuz.
En çok etkilendiğim kısım ise hiçbir şeyi saymayan nihilist karakterimiz Bazarov’un aşka nasıl yenildiğine tanık oluyorsunuz. Bu bağlamda nihilizm ekolü öğreticiliği olan bu kitapta bana göre yazarın kendisinde de romantizmin izlerini görüyoruz. Ayrıca Turgenyev, bir ekolü benimserken insan doğasının buna uygun olması gerektiği üzerinde duruyor. Bunu da Arkadiy’in romanın başında ve sonunda farklı görüşler içerisinde olmasından anlıyorsunuz. Yazarın üslup ile içerik arasında olan çatışması bizzat karakterler arasına da yansımış. Belki de Turgenyev kendi iç savaşını biz okuyuculara sunmuştur kim bilir?