"Bir Kürt sevdim" sadece bir aşk hikayesi degil; aynı zamanda yarım kalan duyguların, zamanın yaraladığı kalplerin ve kaderin suskunluğu içinde yaşanan derin bir sızı. Gülşah'ın kalbinden süzülen kelimelerle, Şahin'in suskunluğunda yankılanan özlemlerle örülmüş bu roman, bir aşkın ne kadar güçlü olabileceğini ama aynı zamanda ne kadar çaresiz kalabileceğini gösteriyor.
Gülşah; sevmekten korkmayan, içindekini saklamayan, cesur bir kadın...Şahin ise gel-gitleriyle, yarım kalan cümleleriyle kalbe dokunan ama bir o kadar da hırpalayan bir karakter. Onların hikayesi, okuyanın içini ısıtırken aynı anda ince ince kanatıyor.
Roman, aşkı romantikleştirmekten çok, gerçeğiyle yüzleştiriyor. Çünkü bazen sevgi, bir arada kalmaya yetmiyor. Bazen sevmek; gitmeyi, susmayı ya da sadece uzaktan bakmayı gerektiriyor. Ve en cok da "severken eksilmek" hissini yaşatıyor okuyucuya.
Bir Kürt sevdim, kelimeleriyle degil, yarattığı duygularla derinleşiyor.
Kitabın her sayfası, bir iç çekiş, bir sitem, bir dua gibi okunuyor.
Keyfili okumalar.