Bukowski'nin okuduğum 7. Kitabı. Değişen bir şey yok, bizim Bukowski hep aynı :)
Bukowski okuyanlar ya onu sever ya da ondan nefret ederler, bunun ortası yok sanırım.
Şiir kitabıyla ön plana çıkan Bukowski bu sefer polisiye kitabıyla karşımızda.
Genelde şiirlerinde kendisinden ve hayatından bahseden (öyle olduğu düşünülen) Bukowski, yine aynı şekilde bu kitabında da kendisine yer veriyor. Kimi zaman doğrudan kimi zaman dolaylı olarak Bukowski'yi görüyoruz kitapta.
O kadar Bukowski Bukowski dedim, peki kim bu Bukowski?
Amerikalı yazar şair olan Bukowski, babasından şiddet görmüş asi bir çocuk. Paraya, işe, yaşama, hayata ve kendisine önem vermeyen, aile kuramayan dağınık bir adam.
Ailenin, çocuk üzerindeki etkisi gerçekten çok büyük, bunun en iyi kanıtıdır Bukowski.
Bukowski çok küçük yaşlarda alkolle tanışır. Sadece babasına karşı değil tüm topluma karşı aldığı tavır da bu yıllarda şekillenmeye başlar Bukowski için. Okul yıllarında eline geçen her şeyi okumaya ve yeni şeyler yazmaya meraklı olan Bukowski’nin yazılarını bulan babası çok öfkelenir. Babasının bulduğu her şeyi yok etmesiyle birlikte Bukowski evi terk eder ve sıra dışı hayatına ilk adımları atmış olur.
Charles Bukowski 24 yaşındayken önce “Aftermath of a Lenghty Rejection Slip” isimli kısa öyküsü, iki yıl sonra da “20 Tanks From Kasseldown” isimli eseri yayımlanır. Bukowski hikayelerinin yavaş gelişen basım süreciyle ilgili yaşadığı hayal kırıklıkları yüzünden neredeyse 10 yıl boyunca yazmaya ara verir.
1955`te ölümün ucundan döndüğü alkol komasından dolayı hastaneye kaldırılır. Taburcu olduktan sonra da bir daktilo satın alır ve şiir yazmaya başlar. İlk şiir kitabı olan “Flower, Fist and Bestial Wail” piyasaya sürülür.
Bukowski, Pulp ɾomanını henüz bitiɾdikten sonɾa 9 Maɾt 1994’te 74 yaşındayken