O dönem boyunca meraksız bir öğrenci olmuştum. Merak maddi güvencesi olanlara ait bir lükstür; benim aklımsa banka hesabımdaki para ne kadar, kime ne borcum var ve odamda on, yirmi dolara satabileceğim bir şeyler var mı, gibi daha acil konularla meşguldü.
Devletin karşılıksız burslarını daha önce de duymuştum. Babam bunu kabul etmenin İlluminati’ye borçlanmak anlamına geldiğini söylemişti. İşte böyle ağlarına düşürüyorlar insanı,” demişti. “Karşılıksız para veriyorlar, sonra bir bakmışsın sahibin olmuşlar.”
Dönüşte ilk gece günüme şöyle yazdım: O kadar çok faturam var ki nasıl ödeyeceğimi bilemiyorum. Ama Rab ya inkişaf için bir sınav ya da muvaffakiyet için bir vasıta sunacak.