Ebu Musab el Zerkavi, 1966 yılında Zerka şehrinde dünyaya geldi. Çocukluğu mezarlıklar arasında geçtiği için sert ve korkusuz, şiddete meyilli biriydi. O dönem Rus-Afgan savaşı çıkması üzerine cihad etmek için Afganistan'a doğru yola çıktı. Yolda Pakistana vardılar, Pakistan o dönem Afgan cihadı için mücahidlerin durak yeriydi. Pakistan'da Ebu Muhammed el Makdisi ile tanıştı. Makdisiyle tanışması kendisini fikir ve dini anlamda çok değiştirdi. Afganistan cihadı bittikten sonra, Ürdün' döndü. Arkadaşları ve Makdisi ile beraber Ürdün'de Beyatül İmam adında bir örgüt kurdular. Fakat Zerkavi'nin tecrübesizliği, heyecanı kendisini ele verdi. Hapishaneye düştüler. Hapishanede arkadaşlarına emirlik yapması ve koyduğu kuralları sert bir şekilde uygulaması kendinde karakteristik olarak yöneticilikte yetişmesini sağladı. Zerkavi ayrıca annesine çok bağlı biriydi, hapishanede sürekli mektuplar yazar ve ona olan özlemiyle yanıp tutuşurdu. Kral 2.Abdullahın tahta çıkmasıyla ülkede genel af ilan edildi, bu aftan Zerkavi ve arkadaşları da yararlandı. Ürdünde artık duramazdı, Pakistan üzerinden Çeçenistana geçmek istedi ise de, Pakistanda yakalanarak farklı bir ülkeye gitmesi şartıyla serbest bırakıldı. Zerkavi oyunu Afganistan'dan yana kullandı. El Kaideyle anlaşarak Herat şehrinde kendi kampını kurdu. Ailesini ve arkadaşlarını buraya getirtti. Herat'taki kamp gelişim gösterdiyse de, 11 Eylül ve ardından Afganistanın işgali, Zerkavi'nin buradan ayrılmasına sebep oldu. Irak kuzeyine giderek Ensarul İslam grubu ile beraber çalışmaya başladı. Afganistan'da eğitim kampını idare etmesi artık kendisinde tecrübe oluşturmuştu. Eski hatalarını tekrarlamayacaktı. Irakta geniş bir ağ oluşturarak kendisine bağlı direnişçilerle beraber ABD işgaline karşı hazırlık yaptılar. Dillere destan Felluce