xx.

xx.
seni ilaç sanmak, beni hasta etti…
düşünmemek için uyuduğum her şeyi rüyamda gördüm.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
benimle konuşmadığın hâlde, bana nasıl zarar verebiliyorsun?
müjgan’ın güzelliği bakınca anlaşılmazdı, durunca fark edilirdi; öyle herkesin gözüne düşmezdi, biraz susmak, biraz anlamak isterdi. yüzünde acele yoktu, gülüşü bağırmazdı, ışığı kendindendi; geceye yakışırdı müjgan, çünkü karanlıkta parlayan şeyler daha sahicidir. güzelliği aynada değil, bir bakışın arasında, yarım kalan bir cümlenin sonunda dururdu; insanı kendine hayran bırakmazdı, insanı kendinden alırdı. müjgan güzel değildi sadece, müjgan unutulamayacak kadar derindi…
pseudo!
küçük bir kızın isyanı sokak lambalarının altında büyür; dizleri yaralı, cepleri umutla doludur. annesi ona erken susmayı öğretmiştir, babası hiç dinlememiştir; o yüzden sesi biraz rüzgâr, biraz cam kırığıdır. okula giderken omzunda dünya vardır, dönerken akşamdan ağır. kimse fark etmez gözlerindeki karanlığı, çünkü çocukluk herkese masum görünür. küçük bir kızın isyanı yüksek ses sevmez; bir defter kenarında başlar, bir gün bütün şehri uyandırır.
ibrahim, beni yakan bu ateş, onun bir yudum suyuyla sönecekken gidip nemrud’un sofrasına cennet döken kim?
Alıntı