Neden hayatı boyunca her şeyi kontrol etmek durumunda olduğunu
anlıyordu. Kendi duygularından bir hayalet gibi korkarken,
başkalarını değiştirmeye çalışmak daha kolaydı. Ne beyhude bir
çabaydı oysa! Belki de başkalarını değiştirmeye çalışmak bir
oyalanmaydı. Her gün takıntılı şekilde ev temizleyen ev kadını imgesi
geldi gözünün önüne. Böylece kendi duygularına bakmak zorunda
kalmıyordu. Belki de her şeyi böyle yapıyorduk: “İlişkide sorun var;
çocuk doğur. Evde işler iyi gitmiyor; işkolik ol. Her zaman alkolik
olacak değiliz ya!” Kendi de olmamış mıydı zaten işkolik! Belki de
kontrolkolik diye yeni bir kelime türetme zamanı geldi
Öğretmen işini yapar, sonra durur. Bilir ki kâinat onun kontrolünde değildir; ve
olayları kontrol etmeye çalışmak Tao’nun akıntısına karşı durmaktan başka şey olamaz.
Riskler alınmalıdır, çünkü hayatımızın en büyük riski hiç risk almamaktır. Hiç
risk almayan kişi, belki acı ve üzüntülerden korunabilir ama büyüyemez, sevemez,
değişemez, hissedemez, öğrenemez. Garanti arayışlarıyla zincirlenmiş bir köle
olarak yaşarken, bedelini özgürlüğünü kaybederek öder. Sadece riski göze alabilen
kişi hürdür.