Liberal iktisatçıların tanımladığı 'Homo economicus' nasil ki karşılıklı ihtiyaçlarını gidermek için ilişkiye girmek zorunda olan soyutlanmış ve kendi kendine yeterli insan anlamına geliyorsa, Freud'un 'homo sexualis'i de cinsel dürtülerinin doyumu için birbirleriyle ilişkiye giren ve karşılıklı doyumu amaç edinen insanı tanımlar.
Sayfa 32 - 2. Baskı, Say Yayınları, 2009·Kitabı okuyor
Freud'un entelektüel yaşamında etkili olan iki düşünce geleneği:
Birincisi, Batı'da iyice yayılan Hümanist ve Aydınlanmacı Felsefe. İkincisi de Darwin'in Evrim Kuramı ile büyük bir devrim yaşayan biyoloji ve fizyoloji başta olmak üzere gelişen doğabilimlerdir.
Sayfa 25 - 2. Baskı, Say Yayınları, 2009·Kitabı okuyor
Yaşadığı 19. yüzyıl burjuva toplumunun liberal bir eleştirmeni olan Freud, toplumun insan üzerine gereksiz yükler bindirdiğine ve bunlara katlanmanın bedelinin 'nevroz' biçiminde tezahür eden mutsuzluklar olduğuna inanır.
Sayfa 25 - 2. Baskı, Say Yayınları, 2009·Kitabı okuyor
Freud’a göre uygarlık, insanın doğa halinden çıkıp birlikte yaşayabilmesi için kurulmuş bir düzendir.
Ama bu düzen, bireyin doğal itkilerini (özellikle cinsellik ve saldırganlık)bastırmak üzerine inşa edilir.
Yani uygarlık aslında şunları yapar:
Arzuların ifadesini sınırlar,
Şiddeti yasaklar,
“Uygun” davranış kalıpları yaratır ve
bu kalıpları içselleştirmemizi sağlar (süperego aracılığıyla).
Dolayısıyla birey, dışsal bir otorite tarafından değil, kendi vicdanı aracılığıyla denetlenir.
Freud’a göre bu, uygarlığın en büyük başarısıdır ama aynı zamanda insanın içsel huzursuzluğunun da kaynağıdır.