o çocukların halini görmek, her gün suçsuz günahsız kurbanlarla karşılaşmak herkesi katılaştırabilir. ince düşünmekten vazgeçersin, anlamak yerine yargılamayı tercih edersin, mâhkum etmeyi, hatta yok etmeyi… bu, en kolayıdır. zor olan, senin yaptığın, suçlu da olsa, kötü de olabilir olsa insanı anlamaya çalışmak. asıl önemli olan bu. çünkü kötüler gider ama kötülük kalır. eğer insanların neden kötülük yaptığını anlayamazsak, nasıl önlenir ki bu musibet?
‘çok empati kuruyorsunuz başkomserim’ dedi samimi bir tavırla. ‘ne dünya bu kadar hassasiyeti kaldırır, ne insanlar bu kadar inceliği… hakikat çok daha basittir, çok daha acımasız. siz yaşça da başça da büyüksünüz benden. söyledikleriniz benim için hem emirdir, hem de onları yerine getirmekten şeref duyarım. ama bir an, sadece bir an bu genç arkadaşınıza kulak verirseniz kendinizi kandırmayın derim… kötü, kötüdür başkomserim. suçluları anlamaya çalışmak tamam da merhamet göstermeyin lütfen. çünkü kurbanlara haksızlık oluyor…’
güzel olan da bu ya… bulmuşsunuz birbirinizi, kıymetini bilin evladım. aşk, dünyanın en büyük hazinesidir alicim ama gerekli özeni göstermezsen, rüzgârda bir serap gibi dağılır gider.