Puan vermedi·196 syf.··
2025 72. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 15:06
Kuğulu Günlükleri / Prof. Dr. Levent Sütçigil Bir tarafta Duygu, bir tarafta Serdar. Duygu, sınırlarını koruyamayan ve hayır diyemeyen.. Serdar ise travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bir karakter. Duygu, ilk karakterimiz.. Bir anne, bir evlat, bir eş.. Her şey için kendini feda eden hiç kendisini için bir şeyler yapmayan.. Sırf bu yüzden kimseye hayır demesini başaramıyor. İster iş hayatında ister evde.. Eşinden boşanıp annesinin ve babasının yanına taşınıyor. Ama babasının baskıları yüzünden kendisini hep başarısız gören ve iç sesi ile hep bir savaş halinde.. Serdar, ikinci karakterimiz.. 6 Şubat depremini yaşamış ve kız kardeşini kaybetmiş. Bu yüzden hep kendisini suçlu bulan bir karakter. Ve her an yine deprem olacak hissi.. Uyumak bile çok güç hale gelmekte, her seferinde hafızasında kız kardeşinin son hâlleri canlanıyor. Ama artık dur demek gerekiyor ve arkadaşının tavsiyesi ile psikoloğa gidiyor. Acılarının üzerine gitmek için destek ve ilaçlar ile.. Peki bu iki karakterimizin yolları nasıl kesişiyor? Nasıl bir hayat ve süreç onları bekliyor? Eserde beni en çok etkileyen kısım Serdar'ın ilk psikoloğa gidip deprem anını anlattığı kısımlar olmuştu. 6 Şubat depremini yaşamadım ama ben de etkisi çok fazla.. Kendimizi, sınırlarımızı ve bu durumlarda iyileşme yollarını keşfetmemizi sağlayan bir eser "Hayat hızla akıyor ve bir masaldan uzun değil" Sevgiyle ve kitapla kalın #kuğulugünlükleri #kitapcumhuriyetimileokuyoruz Levent SÜTÇİGİL Levent Sütçigil
1000Kitap
Kuğulu GünlükleriLevent Sütçigil · Psikonet · 202567 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2025 15:15
Şebnem her yaz babasının isteği üzerine eskilerden yadigar kalan konağa tatile ailecek gider. Oraya tatile gitmek onun için adeta sürgün. Çünkü o konakta gördüğü kabuslar hayat kalitesini etkiliyor. Komşu arkadaşı Nilgün'ün de aynı kabusları görmesi üzerine aileler bir psikoloğa danışır ve kızların zamanında yaşamış olduğu durumlar bir bir açığa çıkar. Gerçekler ortaya çıkmadan önce okuduğum yerlerde farklı düşünceler beni sarmıştı ama gerçekleri öğrenince ters köşe yaptı eser. Kitabı en çok merak etmemdeki unsur yazılan kabusların yazarın bizzat görmüş olduğu kabuslar olmasıydı. İlginç tarafı ise içinden bir kabusu bende eskiden gördüm. Bir an çocukluk travmam geldi aklıma. Kısa bir eser ama etkisi bir o kadar derin. Akıcı ve merak uyandırıcıydı. Kesinlikle tavsiyemdir.
1000Kitap
Sürgün KonakDerya Kadıoğlu · Uyanış Yayınevi · 20239 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
Kelebek Evi Kopenhag Serisi 2. Kitabı. Yine dedektif Jeppe Korner iş başında ama bu sefer ortagı Anette doğum izninde yinede gizliden araştırmalara devam etmekte. Frederik'in meydandaki havuzun içinde bir ceset bulması ile olaylar baslar ve bu sefer 3 cinayet işlenir. Üçüde aynı tarzda ve aynı şekildedir hepsi tek bir yeri işaret eder Kelebek Evi. Bu gizemli ölümler ölüm sekilleri simdiye kadar gördüklerinden çok farklıdır simetrik kesikler ve bütün kan boşaltılmış bir durumda bulurlar 3 cesetide. Katil bir mesaj mı veriyordur yada birsey mi anlatmak istiyordur. Soruşturma jeppe ve anettenin de işin içine girmesi ile bakalım nasıl sonuçlanacak diye hızlıca okuyorsunuz sayfaları Bu kitapta da daha önce ki kahramanımız Ester var ve gecen kitapta yaşadıklarından dolayı psikologa gitmek zorunda kalır bu sefer ve bu psikolog daha önce Kelebek evinde calısmıstır. Acaba katil kim ? Her sayfası heyecan dolu işte simdi katil bu dediğiniz anda yok artık diyip sonuna geldiğiniz ve sok olduğunuz bir kitap mutlaka okumalısınız bu seriyi. The Kitap Yayınları kahvekokulukitaplarim Tesekkürlerimle
Kelebek EviKatrine Engberg · The Kitap Yayınları · 2022211 okunma
Psikolog Bulmak Zordur Zaten
6/10
·144 syf.··
2025 10. kitabı
Bana hiçbir şey katmadı diyemem, ancak çok yardımcı da olmadı. Kitabı görünce erkek arkadaşım ilgimi çekebileceğini düşünmüş. Gerçekten bana gösterdiği an merakla başladım. Yazar, kendi psikolog deneyimini olduğu gibi kitaba aktarmış. Kendime benzettiğim bazı söylemleri ve özellikleri olması, kitaba devam etmemi sağladı. Psikoloğun yaklaşımını genel olarak asla beğenmedim. Söylediği bazı şeyler aklıma yatsa da benim psikoloğum olsa ikinci seansa bile gitmezdim. Kitap yorumlarında birisinin bu durumu “kültüre” bağladığını okumuştum. Kore biraz kapalı bir kültür ve fiziksel sağlıklarına çok dikkat etseler de mental sağlıklarına o kadar özen göstermiyorlar sanırım. Psikoloğa gitmek Batı toplumundaki kadar olağan bir durum değil. O yüzden psikologların yaklaşımları da genelde yargılayıcı olabiliyormuş. Bu kitapta beni en çok rahatsız eden, psikoloğun sığ ve yüzeysel yaklaşımıydı. Mesela sarhoşken yaptığımız şeylerden sorumlu değiliz gibi bir genelleme yapıyordu. Bu, istediğimiz yere çekebileceğimiz çok genel bir cümle ve danışana, yani hastaya, söylenmemesi gereken bir cümle bence. Başka yorumlarda yazarın kitaba fazla emek harcamadığını ve sadece seansları olduğu gibi yazdığını söyleyenler olmuş. Buna katılmıyorum. Yazar, kitabın sonuna, seanslar bittikten sonra birçok çıkarımda bulunduğu bölümler eklemiş. Kendiyle ilgili çıkarımları ve yüzleşmeleri eklemiş olması bence kitabı tamamlamış. Mutlaka okuyun diyemem ama kısa ve çok zaman almayan bir kitap. Anksiyete ve depresyonla mücadelede, başka insanların da benzer durumlar yaşadığını görmek bence çok önemli ve faydalı. Bu kişi de bir insan ve deneyimleri böyle, böyle diyebilmek bence gerekli. Ek olarak, Türkçe çevirisinde o kadar çok yazım hatası vardı ki ağlamak istedim...
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Sehee · Nova Kitap · 20248,6bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2025 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2025 22:15
Psikoloğa gitmek isteyip gitmekten çekindiğiniz oluyor mu hiç? Bazen maddi sebeplerden bazen de kendimizi bir başkasına açmanın verdiği endişeden gitmekten kaçındığımız bir yere dönüşüyor değil mi.. Tam da böyle hissedenler için yazılmış bir kitap “Hayatla Bir Anlaşma”. Merve hanımı ilk podcastlerinden tanımış sonrasında da youtube videolarını izleyip kitabı sipariş etmeye karar vermiştim. Kitabı elime alınca Merve hanımın sesindenmiş gibi okudum, daha da etkili hale geldi benim için. Kendinizi gerçekten bir terapi koltuğunda hissedeceğiniz bir okuma serüveni..Bu kitabı okumak başkalarına kötü anlaşılmamak için söylemeniz gerektiğini düşündüğünüz cümleleri değil de gerçekten içinizden geçenleri kendinize söyleyebildiğiniz bir terapi gibi üstelik. Sorulara karşılık cevap bölümlerini doldurduktan sonra bir kez daha okumak isteyecek, verdiğiniz cevaplara belki de kendiniz bile şaşıracaksınız. Çokça tavsiyedir
Hayatla Bir AnlaşmaMerve Başıbüyük · Literatür Hayat · 2025214 okunma
10/10
·280 syf.··
2025 70. kitabı
Ben ne okudum? Yazara bir şans vereyim diye aldığım kitap beni yazara yeniden bağlamayı başardı. Ben yazarın hizmetçi serisinin ilk iki kitabına aşık olmuştum. Üçüncüde beni biraz hayal kırıklığına uğratmıştı ama bunda hepsini sildi attı. Yani bu yazar kafasını aşma durumu gibi bir şey! Sen bu kafayı nasıl elde ettin bana anlatman gerekiyor. Asla kitaptan sıkılmadım. Baştan sona acayip bir merakla okudum. Yani uzun bir süre oturup üstüne kitabını düşündüm. Aslında psikoloji bozukluğunun çok mühim bir hastalık olduğunu tekrar tekrar gözler önüne sermişti. Malum 'deli' damgası adı altında kimse bu hastalıkları ciddiye almıyor. Aslında ne kadar da önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Yani psikoloğa gitmenin delilik değil tedavi olduğunu böyle gözümüze soka soka yeniden anlatmıştı. Beklemediğim bir sonla bitmedi ama son paragraf kafamı çorba etmeye yetti. Hani şey oldum kitap bitti mi gerçekten? Sonrası? Amy bu gece olan dev koğuşundaki nöbetine gitmek istemiyordu. Orayla alakalı duydukları ve zamanında yaşadıkları çok korkutuyordu onu! Yıllar önce travmatik bir an yaşadığı en yakın arkadaşının bu koğuşta kalması da gecenin sürprizi olmalıydı. Durun durun daha bitmedi. Bir de sınavım senden daha önemli diyerek onu terk eden sevgilisiyle aynı nöbette bulunmak zorundaydı. Daha başına ne gelebilirdi dememek lazımmış neler geldi neler. Yani resmen o nöbet bitmek bilmedi. Cinayetler, yalan, gerçek, geçmiş ve gelecek hepsi birbirine karıştı. Amy gibi bende olanları sindiremedim. Ne olacak diye diye çevirdim sayfaları.. Jade için üzgün müyüm yoksa sinirli miyim bu konuda henüz karar veremedim. Kurtarılabilir miydi? İnanın bilmiyorum. Sonuçta su gibi akan, sayfalarında kaybolacağınız şahane bir gerilim kitabıydı.
2024 Okuma Raporları
D KoğuşuFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20243,611 okunma