Karşımızdakinin yalnızca kendi budalalığımız, kusurumuz ve kötülüğümüz olduğunu akıldan çıkarmayarak her insan budalalığına, kusuruna ve kötülüğüne hoşgörülü yaklaşmalıyız.
Bir şey isteriz, alırız, kısa bir süre tatmin yaşarız, bu tatmin hızla sıkıntıya dönüşür, ardından mutlaka bir sonraki istiyorum gelir. Arzuyu doyurarak kurtuluş olmaz, insanın çarktan hemen atlaması gerekir. (İstemekten tamamen kaçmak.)
Gencliğin bakIş açısından bakıldığında hayat sonsuz derecede uzun bir yolculuktur.
Yaşlılıktan bakınca da çok kısa bir geçmişe benzer.
Gemiyle uzaklaştığımızda kıyıdaki
nesneler daha küçük, tanınması ve ayırt edilmesi daha zor hâle gelirler.
Aynı şekilde olaylar ve etkinliklerle
dolu geçmiş yıllarınızı da tanıyamazsınız.
Göreli mutluluk üç kaynaktan gelir: kişinin olduğu şey, kişinin sahip olduğu şey ve kişinin diğerlerinin gözlerinde temsil ettiği şeyler. Schopenhauer bizim ilkine odaklanmamız da ikincisiyle üçüncüsüne(sahip olunanlar ve şöhretimiz) güvenmememiz gerektiğinde ısrar eder çünkü o ikisi üzerinde kontrolümüz yoktur. Bizden alınabilirler ve alınacaklardır.