Modern insanın hayatı acıyı minimize etmek ve hazzı maksimize etmek üzerine kurulmuştur. İnsanların sürekli mutlu olmaları gerektiğinin dayatıldığı ve bu mutluluğa en çok maddeyle ulaşacağına inandırıldığı bir çağda yaşıyoruz maalesef.
Kundaktan kefene kadar geçen ömür dediğimiz zamanda şefkatin en büyük servet, sevgisizliğin en büyük yoksulluk olduğunu, hayatın biraz acı sevinç, biraz kahkaha biraz gözyaşıyla, biraz yalnızlık biraz kalabalıkla yaşanabileceğini öğrendim. Olaylara tepki vermekten ziyade yanıt vererek hayatımı daha ustaca yönetebileceğimi öğrendim...... hayatın bir yere varmayı değil, o yere varırken yaptığımız yolculuğu içerdiğini öğrendim.