Kitap, 1980'li yıllarda yazılmış bir Fransız romanı. Bir ailenin, yazarının ailesinin hayatını anlatıyor. Ancak kitaptaki bakış açısı bir hayat hikayesi anlatmaktan ziyade geçmişte, günümüzde ve muhtemel gelecekte kırsalda yaşayan orta ve altı sınıf muhafazakar insanların düşünme tarzını, hayata bakış açısını yansıtıyor. Ve de ortaya babasından daha farklı bir noktada olan bir kızın ilişkisini bütün bir yaşam boyu gözlemlememize izin veriyor. Aslında çok kısa bir kitap. Çok öz anlatılmış her şey ve aslında herkesin anlatabileceği şeyler sade bir şekilde anlatılmış, âdeta bir dipnot gibi. Buna rağmen yazım tarzı etkiliyor. Sağlam gözlemler ve duyguların doğru yansıtılması bu sıradan olacak kitaba Nobel ödülü aldırmış olsa gerek diye düşünüyorum.
Babamın YeriAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20223,880 okunma
Kitapta bulunan ilk yazı Yaşar Kemal tarafından 1960 yılında yazılmış. Aradan bir 60 yıl geçmiş olsa da ülkenin problemleri bu geçen zamana meydan okumuş görünüyor.
Hüseyin Rahmi Gürpınar gerçekten çok iyi bir edebiyatçı ve kurgucu, zannımca.
Kitap boyunca yaşadığım o gerginlik ve her an tetikte durma hali ve kitabı adeta yaşamak, her yazarda deneyimlediğim bir durum değil. Ancak söz konusu Hüseyin Rahmi ise duyguyu karşıya geçirme konusunda oldukça yetenekli olduğunu söylemeliyim.
Kitap hakkında yahut konusu hakkında bir şey söylemek istemiyorum. Sadece şu kadarını söyleyeyim okuyun, pişman olmazsınız.
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Can Yayınları · 201917,8bin okunma
Bir yanlışım yoksa ilk okuduğum Norveç yazarlarından biri, Erlend Loe. Ve kitabı okumaya başladığım ilk anda o üslup ve kültür farkını hissetirdi. Kitap 'Doppler' adında oldukça başarılı, iki çocuk sahibi bir adamın bir gün ormanda bisikletten düşmesiyle ormana taşınma kararı almasıyla başlıyor. Akıllı ve başarılı olmanın esas aptallık olduğunu düşünen 'Doppler' yaşadığı çağa, çağın insanlarına eleştiriler getiriyor. Aslında yaşadığımız dönemin bir eleştirisi olma özelliği gösteren eserde, yazar 'Doppler' üzerinden bulunduğumuz yüzyıla tenkit merceğiyle göz atıyor.
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
Erasmus , Ortaçağ'ın sonlarına dair bir tren yolculuğunda sıkılmamak adına arkadaşına ithafen yazılan bu eserde 'Ahmaklık'ın sesini dinliyoruz. Esasen eser 'Ahmaklık'ın ağzından Ortaçağ'a, dinlere, dönemin koşullarına özetle, ahmaklığa sahip herkese ve her şeye eleştirilerden oluşuyor. Oldukça sağlam bir taşlama olduğunu düşündüğüm bu eser, Erasmus'un o zamanki eleştirilerinin bugünün insanıyla ne kadar uyuştuğunu fark edince insanın yüzünde buruk bir tebessüm bırakıyor. Son olarak da çevirmenin ön söz de açıklamasına rağmen yine de editörlerin sözünü dinlemeyip kitabın ismini 'Deliliğe Övgü' yerine 'Ahmaklığa Övgü' koyması gerekliydi diye düşünüyorum.
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202315,2bin okunma