Dünyanın gerçeğini ne kadar berrak biçimde görürsek, dünya ile başa çıkma konusunda o kadar donanımlı oluruz. Dünyanın gerçeğini ne kadar az görürsek -zihnimiz yalanlar, yanlış algılamalar ve illüzyonlarla ne kadar karışırsa- doğru eylem yollarını belirlemekte ve akıllıca kararlar vermekte o kadar güçlük çekeriz. Gerçeği görüşümüz yaşam alanında kullandığımız bir harita gibidir. Eğer harita gerçek ve doğruysa genellikle nerede olduğumuzu biliriz ve eğer nereye gideceğimize karar vermişsek, genellikle oraya nasıl ulaşacağımızı biliriz. Eğer harita sahte ve yanlışsa, genellikle kayboluruz.