“Evliliğin cazibesi, utanç verici bir dereceye kadar, yalnız olmanın tatsızlığına dayanıyor. Her halükarda bu, birey olarak bizim suçumuz değil. Toplumun geneli, kendi başına olmayı mümkün olduğunca rahatsız edici ve iç karartıcı bir şey haline getirmeye kararlı görünüyor. Zincirinden boşanmış gibi geçen öğrencilik yılları bitince, yoldaşlık ve sıcaklık bulmak, insanın cesaretini kıracak kadar zorlaşıyor. Sosyal hayat baskıcı bir biçimde çiftler etrafında dönmeye başlıyor; arayıp soracağınız veya beraber takılabileceğiniz kimse kalmıyor. Hal böyleyken, az çok aklı başında birini bulunca onu tutunmamız pek şaşırtıcı olmuyor. “