“İlişki için belirleyici olan, seninle benim, zamansal olarak, ne kadar bir arada bulunduğumuz değil, yaşamsal olarak, ne kadar şeyi birlikte geçirdiğimizdir. Bunun da nicelik ile hiçbir ilgisi yoktur.”
Bu senin için ne anlama gelirse gelsin, senin gelip beni bulman, ile, benim seni yıllar yılı beklemiş olmam, hem bu kendiliğin; hem de o çarpıklığın, kanıtı: Sen olarak sen; ben olarak ben - biz..”
“O ta önceki yerleşik acı artık katılaştı, kalıcı bir ur haline geldi ; onunla da birlikte yaşamayı, ona da katlanmayı öğrenirim herhalde - olmazsa da, olmaz, zaten.”
“Koşullar ne olursa olsun; duygular ve güdüler ne denli zayıflamış olursa olsun isteklilik sıfıra bile inmiş olsa, kişi gene de yapabilir bir şeyi: Kendi kendine, ‘Gidip onu görmem gerek ‘ diyebilir.