Biz şimdi evlerde, dünyaya katılmış
Oyalı lambalar, boncuklu masalar
Komşular, çarşılar, haberlerde üzüntü
Bir eski vicdan eşyalar altında
Buğulu camlarda sokakların billuru
Başkasında soğumuş bir pıhtı mutluluk.
Sen açtın can evimi sen kapadın
Kalbimde kaderinin mührü
Ağzım gökyüzü
Gittim ve geldim, söyledim ve sustum
Dünya bir gölgelikmiş*
Doğan ve batan günden öğrendim
..Zaten en sıhhatli vak’a bile söyleniş tarzı için anlatılırdı. Birbirlerini o kadar fazla dinlemişlerdi ki, hepsi anlatılanı aşağı yukarı evvelden bilirdi. Burada konuşma yalnız kendisi için, konuşanların kabiliyetleri içindi ve daha ziyade sevilmiş bir eserin, yahut oyunun tekrarına benzerdi ve sohbet, bir ortaoyunu gibi evvelden tâyin edilmiş şartlarla devam ederdi.