Bağbozumu Şarkıları

·
Okunma
·
Beğeni
·
34,9bin
Gösterim
Adı:
Bağbozumu Şarkıları
Baskı tarihi:
1 Haziran 2012
Sayfa sayısı:
68
Format:
E-kitap
ISBN:
2789785881827
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Bağbozumu Şarkıları
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
Baskılar:
Bağbozumu Şarkıları
Bağbozumu Şarkıları
Tanrılar arasında insan yalnızlığı mı
İnsanlar arasında insan yalnızlığı mı?
Korkusu küçük düşürüyor hayatımızı.
Ne diyordu ince şeylerin annesi
"Ötekini oku, derinde dipte duranı."

Kilisenin bahçesinde mumdan bir harita
Bütün göç yollarının iki ucuna tutunmuş
"Geride kalmanın cezasıyım -diyor-
Biliyor musun, hoyratlık değil de
İncelik yakıyor canımı..."

Bu kalabalıkta bu tenhalık--
Sevgilim, bütün sözlerimi
Mazlumların rüyasından seçtim ben.
Budur, düşünmeden bildiğim
Budur, ayaklarına serdiğim has bahçe...
68 syf.
·1 günde
Yıllarca "şiir okumayı değil, dinlemeyi seviyorum" diyerek kendi kendimi mahrum etmişim kendi kitaplarımı okumaktan. Evet, bu kitabın yazarı Şükrü ERBAŞ olsa da aynı zamanda benim kitabım. Çünkü şiir çoğu zaman şaire değil, onu hissedene aittir!

Edebiyatın bu en süslü, narin, duygu dolu dalına olan negatif yaklaşımım aslında şiirden çok şairlerle alakalıydı. Öyle ılık, öyle saçma, öyle niyetini aşan şair bozuntuları gördüm ki, rahmetli babamın bile amatör şairlik yaptığı ve anneme olan aşkını ölümsüzleştirdiği ekteki kitabını değil ama özel yapılmış ajandasını görünce ve içindekileri okumama "bizim özelimiz" diyerek izin verilmeyince yıllar boyunca babamı da sözcüklerle kadın avlayan çakma şair olarak yargılamıştım. Halbuki babamın o saf duygularıyla anneme yazdığı satırları şimdi okurken ve hatta ben doğmadan önce "Çağlayanıma" şiir-mektup tarzı yazısını 40 sene sonra ilk kez okurken hıçkıra hıçkıra, böğüre böğüre ağladım aynı zamanda da kahkahalar attım. Ve en az babam kadar samimi ve adam şairlere ve onların şiirlerine bir şans vermek istedim. 40 sene sonra babamın yazdıklarını okumamın sebebi ise annemin "bizim özelimiz" diyerek asla ajandanın sayfasını açtırmamasıydı. Baba gidince özel de gitti demek. Ve bir miras gibi 51 (elli bir) senelik defter açıldı, 51 sene beni yaşlandırdı. Benden daha gençsin şu an Baba...

Sonra "hayatın neden arabesk" diyorlar. Benim kaderim arabesk kaderim! En sevdiğinin en sevdiğine ve sana yazdıklarını o en sevdiğini kaybedince okumak, sayfaları sevmek, defteri kucaklamak, hatta onunla uyumak sadece Yeşilçam'da ve yarı absürt Türk filmlerinde mi olur sandınız?


Evet, amacını aşan ve Edebiyatın bu en güzel dalını saçma sapan amaçlarına hizmet için kullanan çakma üçüncü sınıf playboyumsu şairlere inat iyi ki Şükrü baba ve daha tatmadığım diğer yazarlar var diyorum ve bir önyargıdan kendimi sıyırdığım için de kendimi tebrik ediyorum :) kitabın her sayfası yalansız riyasız içime işledi. İçinden cümleler araklanıp karşı cinse asılamayacak, kandırılamayacak kadar kaliteli ve asildi. Ben artık modern 20.yy şairi Şükrü ERBAŞ'ın fedaisiyim. Kendisine uzun ömürler ve sonsuz cümleler diliyorum.

Canım babam, ruhum, gülüşüm, dünyam... Yattığın yer incitmesin. Emanetin, mirasın, aşkın, sevgin adamlığın kuşaktan kuşağa okunacak.

Ey ıhlamurların çınarlarla söyleştiği bahçe
Geç okudum yapraklarının açık defterini
Senin bağışınmış gövdemde çiçeklenen hayat
Şenmişsin sonsuzluğu camımdan taşıran aşk.

Babam...

Ölüler gökyüzüne gömülseydi keşke...



https://hizliresim.com/8zqLs8

https://youtu.be/d0YYMdXMfS0
68 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Gün geçmiyor ki güzel topraklarımızda muhteşem şairlerle tanışmayayım.
Gün geçmiyor ki dilimizin güzelliğini bir şenlik havasında kısa ama etkili hem de kat be kat edebi doyumla hissetmeyeyim.
Içim kaynıyor, aşık oldum her bir satırına.
Ah Şükrü Erbaş, iyi ki varsın.

"Aşktan başka gerçeklik yok.
Her şey dünyada olur.
Sevincinizi sevin."
68 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Şükrü Erbaş'ı Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları ile tanımıştım. Şöyle bir ileti (#30390948) oluşturup şiirden bölümleri parça parça paylaşmıştım. Şiir dediğimizde aklımıza illa da böyle satır satır olacak veya kafiyeler içinde olacak gibi bir şey gelmemeli. Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları'nı okuduğunuzda ne demek istediğimi anlayacaksınız. Hee şiirle böyle haşır neşir biri de değilim ama böyle etkilendiğim çok az şair vardır. Mesela Murathan Mungan'ın Yalnız Bir Opera şiiri de bunlardan biridir. Onu da bu kategoriye dahil edebilirim. Şiiri de şöyle bırakayım #28471733

Gelelim Bağbozumu Şarkılarına.
Bazen bir cümle ile bazen uzun uzun anlatımla okuyucuyu her daim satırların içinde tutuyor. Roquentin'in de dediği gibi (#27446547) "Dilimizin güzelliğini bir şenlik havasında kısa ama etkili hem de kat be kat edebi doyumla" sunuyor bize yazar. Kelimeler öyle güzel ifade ediliyor, öyle güzel yan yana geliyor ki; okuduğunuz bir satırdan sonra şöyle durup uzun uzun düşünüyorsunuz.
Mesela;
"Şimdi yaranda olsam, ağzını dinlesem, saçlarını giyinsem, güzelliğinin göllendiği yatağı sevsem, sevsem..." #42261558

Şükrü Erbaş bize kaliteli bir dil işciliği sunuyor ve biz de bu çıkan işten okudukça büyük bir keyif alıyoruz.

Satırları okuduğunuzda içiniz umut doluyor. Bir günaydın diyor ama öyle sıradan bir günaydın değil bu. Buyurun;
"Uyandım.
Yaşadığıma bir daha şükrettim.
Birazdan kalkacaksın.
Odan can bulacak.
Eşyalar kirpik kirpik uyanacak.
Aynan bayram yeri.
Su değil parmakların akacak musluktan. Terlikler ayaklanacak. Giyindiğin her şey teninle sarhoş.
Pencere, korunun rüzgarıyla öpecek ensenden.
Işık, ışığa karışacak.
Ben, bütün bunların ortasında, titreyerek bakacağım sana.
İnsan nasıl ağlamaz bu büyük masala. Günaydın, beni doğuran sabah."
#42295672
68 syf.
Bu bir inceleme değildir büyük bir beklenti ile okumayın (Tabi bu sözden sonra okumaya devam ederseniz =D)
Git gide şiir sevdam büyüyor tüm kitaplar önümde dağ gibi yığınla dursun ve ben hiç ara vermeden hepsini okuyayım diyorum yazayım, çizeyim hissedeyim ben yazdım ama bunlar sizin duygularınız diyen şairlerimizin haykırdıklarını duyayım istiyorum. İstiyorum ama istemekle olmuyor hiçbir şey evrene mesaj gönderiyorum duy sesimi evrenciğim kitap istiyoruz burada sesimizi 1k dan duyurabilir miyiz sana...
Neyse buraya kadar yazdıklarımı okuyanlardan özür dileyerek, teşekkür ediyorum daha o kadar çok yazabilirim ki kimseyi sıkmak istemiyorum bir gün 1k buluşması yaparsak konuşuruz diyerek konuyu kapatıyorum.
Şimdi hani kitaba yorum dediğinizi duyar gibiyim Şükrü Erbaş'ı bilen biliyor zaten benim yorumuma ihtiyaç var mı bilemedim =) keyifli okumalar diliyorum herkese :)
68 syf.
·1 günde
Her şey daha çok zaman olsun diye hızlandı. Zaman ise gittikçe azalmakta"

Adam yazmış be... dedirtti, keşke erken bitmeseydi yazarın okuduğum ilk kitabı ve kalemine hayran bıraktı.Okuyun okutturun..

Keyifli okumalar.. :)
52 syf.
·1 günde
Dilerim onu seven herkes bir gün tanışma fırsatı da bulur. Çok şanslıyım ki kendisiyle yolum kesişti, oturup sohbet ettim... Aşklarını anlattı, sonra ülkeyi, ideolojiyi, toplumu, kitapları konuştu. Hangi şiirini ne zaman ve kime yazdığını, unutamadıklarını anlattı. Özgürlükten söz etti, ötekileştirmelerden, yakılan yıkılan hayallerden... Sevdiği kadından konuştu biraz, oğluna verdiği aşk nasihatlarından bir de... En güzel de çocukları anlattı, kanadı kırık yavruları... Diyor ya bu kitabında
“susmak iyileştirmiyor hiçbir yarayı...” tam da bunun için güzelce anlatıyor belki de her şeyi, ama iyileşmediğini belli ediyor sesinin her tonu.
Bu kitabına nasipmiş onu böyle anlatmak, hatırlamak. İyi ki varsın ağabey!

• Okumanızı tavsiye ederim.
68 syf.
·11 günde·8/10 puan
Sene 2017, üniversite son sınıftaydım. Yeni Türk Edebiyatı dersimize gelmişti Şükrü Erbaş... Yalan olmasın, o güne kadar tanımıyordum, böyle birinin varlığından habersiz yaşamıştım. Edebiyat öğrencisi olunca daha çok Nazım Hikmet, Ahmet Haşim, Cenap Şehabettin, Tevfik Fikret gibi yazar ve şairlerle hemhâl idim.

O güne kadar tanımamış olduğum için kendime gönül koymakla birlikte, o gün Erbaş'ı tanıma şansına nâil olup, kendi şiirlerini, kendi sesinden dinlemek hazzına da ulaşmıştım. İşte o gün tüylerimin diken diken olmasıyla birlikte, bana Şükrü Erbaş kimdir deseler, tüylerimi diken diken eden adam derim...

O günden sonra Erbaş'la yollarım hiç ayrılmadı. Böyle gittiği müddetçe de ayrılmayacak. Kuş Uçar Kanat Ağlar şiir kitabından sonra bana daha hafif geldi, Bağbozumu Şarkıları. Ama yine de Şükrü Erbaş'ın şiiri, şiiri hikaye edişi beni o doyuma ulaştırdı...

Erbaş yazsın, biz okuyalım.
Gece yatmadan önce başucu kitabı yapabilirsiniz, ben öyle yaptım. İnce bir kitap olduğu için bir geceye birkaç siir şeklinde bölüp okudum. Tavsiyemdir bu yöntem. :)

Birkaç alıntı bırakayım:

**
"Sen bir deniz kıyısında gonca zamandın
Ben eski şarkılardan eskiydim kimsesizdim
İçimde dünyanın bütün akşamları
Tuttum ağzının sabahına sözler söyledim
Ey güzelliğin ölümden büyük yaşama gücü
Yalnız ölenler unutur birbirini
Seni sevmeye yeniden başladım..."

**

“Ben sana geliyorum, ters lale, yedi göller, zeytin acısı
Her sözünle o çocuklar yeniden doğuyor ağzından.” (syf 36)

**
Yaşamayı kimse bağışlamaz bize
Biz onu ölümün ana rahminden
Aşka dönüşmüş bir beden arzusuyla
Harf harf yaratarak çeker alırız.

**
Biliyor musun, hoyratlık değil de
İncelik yakıyor canımı...

**
Bu kalabalıkta bu tenhalık–
Sevgilim, bütün sözlerimi
Mazlumların rüyasından seçtim ben.
Budur, düşünmeden bildiğim
Budur, ayaklarına serdiğim has bahçe...
(Syf 37)

**
Sevgilim
Yoksulluktur biraz da
Yüzünde gamzelenip duran sözlerim...
(Syf 38)

**
Gamzelerine cemreler düşen
Ayrılık görmemiş bir bahçede
Badem çiçekleri, deniz, incesaz bir gökyüzü
Yapraklanıp durdu canımda boşluğun.

**
Hayatın gecesi, lambalarını da beraberinde getiriyor.

**
Yalnızlık, odalara sığmıyor.


Keyifli okumalar. :)
68 syf.
·1 günde·7/10 puan
2013 altın portakal şiir ödülü aldı Bağbozumu Şarkıları;
Bağbozumu mevsimlerden güzde değil midir?
En güzel şarkıların hamuru hep şiirden değilmidir?
Güz ve şiir,şarkıyla şiir,hüzne çalan aşklar, salkım salkım gözyaşından bulutlar hep şiir değilmidir?
Şiir edebiyatın özü değilse nedir?
Sevgi ve Muhabbetle..
24 syf.
·1 günde·9/10 puan
Öncelikle cemal süreyanın bir sözüyle alıntıma başlayacağım Şiir hayatın köpüğüdür.Çağın, hayatın, bütün bilgilerin. ….. Şiir için hayat deneyimi gerek, düşünce, iletişim gerek, her şeye uzanmak gerek.”

Bana göre şiir: Romanın elekten geçmiş halidir. Roman anlatır anlatır uzatır şiir öyle değil bir dize bir dize seni sarsar kalırsın öyle.

Kollarınızı açıp rüzgarların sağınızdan solunuzdan geçenken rüzgarın verdiği rahatlık gibi şekerleme tadında şiirler
duyguları yoğun yaşıyorsanız kalbinize jilet izleri oluşacak tek salicelik , durgun yaşıyorsanız kumaşa gelen tırnak izleri gibi hiseddeceğiniz. Bu şiirlerin içinize işlememesi içten bile değil. Yaşıyoruz sessizceyi okuduktan sonra anladım ki okuyacağım tek kitabın bu değil Sevgili erbaş ben şiiri severim zaten fakat bize yakın dönemlerde yaşıyan bir şaiirden böyle üretici şiirler okumak bana haz veriyor.
68 syf.
·1 günde
Benim bir kez daha bakış açımı değiştirip, insanların davranışlarını inceleme sebep olduğun için teşekkür ederim Şükrü Erbaş...
Yalnızlığı o kadar güzel tarif ettin ki. Aşk denen duygu'nun günümüzdeki insanlarca yaşanılan genelde basit veya geçici gibi durmasını konu alan ve çoğu zaman da yalnızlığa geri dönüşleri şiirlerinde ve düz yazılarında başarılı bir şekilde anlatmış. Keşke herkes bu kitaplar gibi insanlığın sıkıntısını dile getirebilse...
Bu kitabı okuyacak herkes eminim ki kendine bir şeyler katacaktır. Keyifli okumalar..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bağbozumu Şarkıları
Baskı tarihi:
1 Haziran 2012
Sayfa sayısı:
68
Format:
E-kitap
ISBN:
2789785881827
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Bağbozumu Şarkıları
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
Baskılar:
Bağbozumu Şarkıları
Bağbozumu Şarkıları
Tanrılar arasında insan yalnızlığı mı
İnsanlar arasında insan yalnızlığı mı?
Korkusu küçük düşürüyor hayatımızı.
Ne diyordu ince şeylerin annesi
"Ötekini oku, derinde dipte duranı."

Kilisenin bahçesinde mumdan bir harita
Bütün göç yollarının iki ucuna tutunmuş
"Geride kalmanın cezasıyım -diyor-
Biliyor musun, hoyratlık değil de
İncelik yakıyor canımı..."

Bu kalabalıkta bu tenhalık--
Sevgilim, bütün sözlerimi
Mazlumların rüyasından seçtim ben.
Budur, düşünmeden bildiğim
Budur, ayaklarına serdiğim has bahçe...

Kitabı okuyanlar 5,3bin okur

  • F. Yağmur ツ
  • Rabia Akkoç
  • Resul uysal
  • Kübra Yanık
  • Feyza
  • Ahmet Humanist
  • Arzu Onat
  • Münteha ÇOKSU
  • Mona ...
  • Eren Arslan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.8 (147)
9
%8.7 (118)
8
%9.3 (127)
7
%4.9 (67)
6
%2.6 (36)
5
%1 (13)
4
%0.6 (8)
3
%0.2 (3)
2
%0.6 (8)
1
%0.1 (2)

Kitabın sıralamaları