Arkadaşlar merhaba, bir ricam ya da bir sorum olacak. Bilgisi olmayanlar en azından yazımı paylaşırlarsa bilgisi olan insanlara da ulaşır muhakkak.
Eski Türkçemizi öğrenmek ve önemli şairlerimizin, filozoflarımızın öğretilerini, eserlerini okumak istiyorum. Aynı zamanda anlamı olan, içi dolu, birbirini çağrıştıran kelimeler öğrenerek düşünce dünyamı zenginleştirmek istiyorum.
Herkesin bildiği klasik bir örnek vardır :
Arapça "yazdı" anlamındaki "ketebe" fiilinden
Kâtip: yazan
Küttâb: yazıcılar (reisül-küttâb, katiplerin başı)
Kitap: yazı, eser
Kitâbet: güzel yazı
Mektep: yazı yazılan yer
Kütüp: kitaplar (kütüp-hane)
Mektup: yazılmış, bugünkü mektup
gibi kelimeler türemiştir.
(Alıntıladım)
Arapça, Farsça, Osmanlıca kelimeleri öğrenirken tek bir kökten türetilmiş kelimeleri bu şekilde bir arada öğrenmek istiyorum. Dileyen yorumlara hekim-hakim-hüküm-hükümet- ahkam gibi örnekler yazabilir. Dileyen de kaynak bulabileceğim bir kitap ya da website bilen varsa bu konuda yardımcı olabilir. Ve daha çok insanın görmesi için paylaşabilirseniz çoook mutlu olurum hepimizin çok ihtiyacının olduğunu düşünüyorum, belki benim gibi arzusu olan başkaları da vardır :)
Nişanyan Sözlük hakkında bilginiz var mıydı? Aradığınıza uygun bir site olabilir. Mesela ben şurda “kitap” kelimesini arattım, “bu maddeye gönderenler” başlığı altında “katip, ketebe, mektup” kelimeleri de çıktı. Böyle bir şey arıyorsunuz galiba?
nisanyansozluk.com/?k=Kitap
Barbaros'un önerisine ek olarak Sevan Nişanyan'ın Sözlerin Soyağacı adlı sözlüğü de yazılı kaynak hali. Ama şu an basımı yok pdf olarak bulabilirsiniz belki. :)
(...) Ne gelecek var ne geçmiş; ne de "geçmiş, şimdiki, gelecek zaman diye üç zaman var" demek yerinde. Belki şöyle demek yerinde olur: "Üç zaman vardır: Geçmiştekilere ilişkin şimdiki zaman, şimdikilere ilişkin şimdiki zaman bir anlık görü, gelecektekilere ilişkin şimdiki zaman da beklenti olarak vardır. Kastedilen bunlar ise, üç zaman görüyorum ve üç zaman olduğunu söyleyebilirim.
Şöyle ki zaman söz konusu olduğunda geleneksel olarak 'geçmiş, șimdiki ve gelecek' denmesi yerine geçmiş ve gelecekte olan şeylerin bulunduğumuz an'da varolmamalarından dolayı üç zamanı sadece an'a bağlı kalarak adlandırıyor.
(...) her bir nesnenin değişmesi ve devinimi salt o değişen nesnenin içindedir ya da o devinen, değişen nesnenin bulunduğu yerdedir. Oysa zaman hem heryerde hem de her nesnede aynı biçimde. Ayrıca değişme daha hızlı, daha yavaş olur, zaman öyle değil, çünkü hızlı ile yavaş aslında zaman ile belirleniyor, kısa zaman içinde çok devinen nesne hızlı, uzun zaman içinde az devinen nesne yavaştır. Zaman ise ne niceliği ne de niteliği açısından bir zamanla belirlenmiştir. Demek ki zaman bir devinim değil, bu açık. Bizim için şu anda 'devinim' ya da 'değişme' demek arasında hiçbir ayrım yok.
‘... çok devinen nesne hızlı, az devinen nesne yavaştır.’ Nesnenin durumu...
‘Zaman ise ne niteliği ne niceliği bakımından zamanla belirlenmiştir.’ Saçma olsa da, zamanın durumu...
Ben böyle anlıyorum.