Bilmiyordu ki, evlerin taraçalarında oluklar tıkalı ise, hafif yağmurdan da göller hasıl olur... Böylece kalbi huzur içinde yaşayıp gidecekti ama, bir gün, duvarda bir çatlak olduğunu seziverdi.
Gelecek mutluluklar, sıcak ülkelerin kıyıları gibi, kendilerinden önceki genişliğe, özlerindeki gevşekliği güzel kokulu bir meltem halinde yayar ve bu sarhoşluk içinde kendisinden geçen insan, görünmeyen ufku merak etmeyi bile aklından geçirmez.
Bilmem size de hiç oldu mu?.. Bazen insan bir kitapta kendisinin de aklından geçmiş bir fikre, ta en derinden hatıra gelen silinmiş bir hayalete rast gelir ki bu, en ince hissinizi anlatıyor sanırsınız.
Akşam rüzgâr pencereye vurur, lamba yanarken ateşin başına oturup bir kitap açmaktan daha tatlı ne var ki?
Léon devam ediyordu:
İnsan bir şey düşünmez, saatler akıp geçer hiç kımıldamaksızın, görür gibi olduğunuz ülkelerde dolaşırsınız; düşünceniz hayalle sarmaş dolaş olarak ayrıntılar içinde oynar, yahut serüvenlerin çevresini izler, şahıslara karışır; onların elbiseleri altında kendi kalbiniz çarpıyor sanırsınız.