Tarih derken, kelimelerin üzerinde durmak lazım. Bir tanesi historia, ikincisi tevarih, üçüncü tabir bilhassa tarih felsefesi açısından geçecek olan res gestae'dir.
Historia latinlerin tarih kelimesi, aslı Yunanca; müşahhas bir malzeme, bilgi demek. Arapça' daki tarih kelimesinin kökü 'ay bilgisi' demek, yani takvim bilgisi; çok müşahhas. Res
gestae ise Latince. Latince' de 'res' şeyler demek; 'gestae' "hatt-ı harekat, tavır, hareket" anlamındadır. Demek ki Titus Livius'un büyük eserine baktığımız zaman, Res gestae Po
puli Romani 'Roma halkının serencamı, şanlı yürüyüşü' demek olabilir. Bu Augustus-Claudius devrinde yaşayan Romalı tarihçinin eserinin adı. Almanca tarih kelimesi 'Geschichte' hikaye demek, story değil ama; 'olmuş' anlamı var içinde, çünkü.
"Kırbacı hangi oğluma vereceğimi biliyorum," dedi Ogaloussa. Eğildi, küçük Puli'yi kucağına aldı ve kırbacı ona verdi. " Çünkü beni o hatırladı," dedi "ve halkımızın inancına göre, bir insan eğer hatırlanıyorsa ölmüş sayılmaz."