i

Tanrı'nın yeryüzündeki vekili olma isteği hakkında
Puan vermedi·104 syf.··
2024 16. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2024 13:09
Çok ilginç bir yaklaşım, robotlar metalden değil organik! Adem ile Havva, elma... İnsanlığın yok oluşu ve yeni bir insanlığın kuruluşu. Robotların insanlığı bitireceği düşüncesi, insanların zihninde hep bir yerdeydi ve hiç değişmedi. Ancak burada bu çizgi biraz silikleşiyor ve insan-robot ayrımını gözlerimizle seçemez hale geliyoruz adeta. Organik robotların ilk yapılma amacı tanrı olma isteği, sonrasında insanların arasındaki sınıfsallığı bitirmek. Fakat unutulan kısım, projenin ilk ana fikrinin hiçbir zaman aşılamayacağı. Başlarına gelen her şeyin sebebi tanrıydı. (!) #237846396 @_M_____ Konuyla ilgili incelemesinde ekstra bilgiler edinebilirsiniz. Kapsamlı bir inceleme.
Edebiyat
R. U. R. – Rossum'un Evrensel RobotlarıKarel Čapek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,233 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

i

, bir kitap okudu
Puan vermedi·104 syf.··
3 saatte okudu
·
2024 16. kitabı
Karel Čapek
8.1/10 · 1.233 okunma
ben büyüyünce büyük adam olucam!
10/10
·260 syf.··
2024 15. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2024 12:23
Nihilist bir gencin dünyasına Rusya'ya gidelim. Nihilist olmasını çok vurgulamanın gerekliliği hakkında; Babalar ve Oğullar Bazarov ve Arkadiy, üniversiteden dönüp aile evlerine uzun bir aradan sonra geliyorlar ve aileleri onların eğitimlerinden sonra onlarla karşılaşmak için çok heyecanlı. Ama bizimkiler, onların aksine, heyecanlarını kursaklarında bırakacak kadar ailelerine uzak ve yeniler. Neden "Babalar ve Oğullar"? Okumaya başladığımda bir süre bunun sebebini anlamaya zaman ayırdım. Başında iki karakterin kişiliklerinin babalarının karakterleriyle etkileşimlerinden ortaya çıktığını düşünmüştüm. Ama kitap ilerledikçe, aslında karakterlerimizin babaları gibi olmaktan kaçma isteğiyle karşı karşıya geldiğimizi görüyoruz. Onların kararlarını sorguluyor, onların izinden gitmek istemiyorlar. Üniversitenin içerisinde olup eve dönmek istemediğim bir dönemde bu kitapla karşılaşmamın hiç tesadüf olmadığını düşünüyorum. Aslında bana sorarsanız, bu incelemeyi yapmamın bu denli gecikmişliğinin, son günlerde yaşayacaklarımı yaşamış olmam gerektiğiyle ilgisi olduğunu fark ettim. Evet, şimdi hadi başlayalım; Doktor ama köy doktoru olmak istemiyor babası köy doktoru. Duyguları yok ama babası, inanılmaz duygulu bir adam. Babasını duygularından ötürü yadsıyor ve onun gibi olmamak için belki de kendi duygularını yitirmeye çalışıyor. Arkadiy ise, aksine, babası duygusal, kendisi Bazarov'un peşinden gitmek istiyor ama amcasına ve babasına karşı duyguları ve saygısı onun Bazarov gibi olmasından tamamen uzak. Çünkü Arkadiy, empati kuruyor, insanları onlar yapan şeyleri görüyor ve anlıyor. Bizler, onlarla beraber, belki de karakter gelişimlerini kaçtıkları yerlere yeniden yürüdüklerini ve tanıştıkları insanların onların karakter gelişiminde ne denli önemli olduklarını
Edebiyat
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,9bin okunma
"Tanrı ölmüş diyorum, Tanrı ölmüş!"
10/10
·144 syf.··
2024 14. kitabı
Orta Çağ'da kilisenin en büyük güç olduğu zamanlarda, Salem kentine -yaşayanlara göre öyle sayılan bir yerde- rahibin evinde gözlerimizi açıyoruz bu dünyaya. Çocuğunun yatağında oturmuş, Tanrı'ya çocuğunu kurtarması için dualar ediyor. Acıyla girdiğimiz bu dünyada kimin iyi kimin kötü olduğunu anlamıyoruz. Aslında belki o andan itibaren şeytan eşlik ediyordur bize. Cadıların yaşatılmadığı bir dünyada cadı olmakla suçlanan onlarca insanın idamına karar veriliyor, güya Tanrı'nın yasaları gereğince. Neydi kiliseye onları yargılama gücü veren? Neydi haktan yana olan kiliseyi kaplayan bu ön yargı? Cinnet geçiriyorsunuz okurken böylesine bir haksızlığa; sanki siz eşlik ediyormuşsunuz, sanki sizin başınıza geliyormuş gibi. Kitabı okumadım; ben kitabı adeta yaşadım ve harikuladeydi. O atmosferin içindeydim, bağırmak, anlatmak, ağlamak istedim. Bir mucize olsun diye Tanrı'ya el açtım. "12 Angry Men" tadı bırakmıştır damağımda—muazzam bir oyun! İnanılmaz etkileyici bir üslup. Böylesine şahane bir eserle geç tanışmanın hüznü içerisindeyim; mutlaka okunmalı. Dönemin gaddarlığına karşın belkide yazılmış en güçlü eleştirilerden. "Başkasına kötü diyen iyi midir her zaman? Hep çamur atanlar mıdır Tanrı'nın temiz kulları?" Miller, bu oyunda tarihsel olayları kullanarak, dönemin sosyal ve politik dinamiklerini eleştirir ve insan doğasının karanlık yönlerini irdeler. Din bir zaaftır; her ne kadar haksızlığın karşısında da olsa, inananların tarafına göre karşı olduğu değişir. Alıntı ile karışık kitap hakkında: "Salem'de ne oluyor, söyleyeyim mi size? İftira başa geçiyor Salem'de!" "Ne mi diyorum? Tanrı ölmüş diyorum, Tanrı ölmüş!" Biraz spoiler: Kilise, kendi elleriyle gerçek dindarları öldürüyor ve biz bu sahneyi izlemeye mecbur bırakılan izleyiciler oluyoruz. Hayır! Tek bir
Alıntı
Cadı KazanıArthur Miller · Mitos Boyut Yayınevi · 2011570 okunma