7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
"Ben eskiden taştım. Güzeldim güzel olmasına ama mutluluğu, kaçışı elinden alınmış bir güzellik neye yarar?" İlgi çekici bir öykü, güzel, anlaşılabilir ve özgün bir yazım diliyle kaleme alınmış, resimlerle süslenmiş. Bu kısa hikâye aslında yunan mitolojisindeki Pygmalion ve Galateia'nın hikâyesinin modern bir yorumu. Efsaneye göre; kadınları yetersiz, kusurlu bulan ve kusursuz bir kadın isteyen bir heykeltıraş olan Pygmalion, bir gün kusursuz bir kadın heykeli yapıyor ve yaptığı heykele aşık oluyor. Ardından bir tanrıçaya bu heykeli canlandırması için dualar ediyor ve tanrıça heykeli canlandırıyor. Pygmalion'un davranışlarını okurken oldukça rahatsız olabilirsiniz. Çünkü kadına sürekli "muhtaç" ve "utanmaz" olduğunu söyleyen ve üstelik doğumdan sonraki karnındaki çatlaklarının çok çirkin göründüğünü söyleyen bir adam. Tüm bunlar yetmezmiş gibi artık kanlı canlı bir insan olan Galateia'ya nesne muamelesi yapıp kadını sadece cinsel arzuları için kullanıyor. Ve dahası, yine cinsel arzularını karşılaması için bir heykel yapıyor ve bu heykel 10 yaşındaki bir kız çocuğunun heykeli. Yani oldukça rahatsız edici, pedofili ve sinir bozucu bir adam. Galateia ise bu adam tarafından özgürlüğü kısıtlanan ve eskiden taş olan ama şu an kanlı canlı bir insan olmasına rağmen hâlâ nesne muamelesi gören buna alışmış ve yine bu adamın cinsel arzularını karşılama amacıyla kullanılan bir kadın. Galateia baskı altında, esaret içinde bir hayat yaşarken ve küçük kızının da aynı kadere sürüklendiğini fark edince özgürlüğe kavuşmak adına küçük adımlarla başlayan bir harekete geçiyor. Biz bu kitapta, Galateia'nın özgürlük yolundaki mücadelesini okuyoruz. Kitap Hakkındaki Genel Düşüncelerim; Resimleri oldukça güzeldi, yazım dili çok hoştu ve hikâye de resimler gibi ilgi çekiciydi. Hem
Edebiyat
GalateiaMadeline Miller · İthaki Yayınları · 20225bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 14. kitabı
Psikoloji ve PDR öğrencileri için bazı isimler ve deneyler adeta birer "mit" gibidir. Milgram, Zimbardo, Asch... Onları birinci sınıfta genel psikoloji derslerinde ezberledik, ikinci sınıfta ise sosyal psikoloji ve gelişim derslerinde kuramsal temellerine indik. Ancak Selçuk Şirin, bu kitabıyla bizlere çok önemli bir şeyi hatırlatıyor: Deneyler sadece laboratuvarlarda kalmaz; her sabah uyandığımız toplumun ta kendisidir. Kitabı bir PDR 2. sınıf öğrencisi olarak okuduğumda, ders kitaplarındaki "bilişsel çelişki" veya "grup dinamikleri" gibi kavramların Türkiye’deki okul koridorlarında, öğretmen odalarında ve aile yapımızda nasıl vücut bulduğunu gördüm. Şirin, akademik bilgiyi o kadar "insan diline" tercüme etmiş ki, okurken kendimi bir vaka analizinde gibi hissettim. Etiketlemenin Kaderi Belirlemesi (Pygmalion Etkisi): Rosenthal’ın deneyini okurken, gelecekteki bir okul psikolojik danışmanı olarak omuzlarımdaki yükü daha net hissettim. Bir öğretmenin öğrencisine bakış açısının, o çocuğun sadece notlarını değil, zekâ gelişimini bile nasıl fiziksel olarak etkilediğini görmek sarsıcı. Bu bölüm, bize "müşavirlik" (konsültasyon) hizmetinin neden sadece kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini kanıtlıyor. Bağlamın İrade Üzerindeki Etkisi (Marshmallow Deneyi): Gelişim psikolojisi derslerinde "hazzı erteleme" olarak gördüğümüz bu deneye Şirin’in getirdiği sosyo-ekonomik yorum, mesleki empati becerimi geliştirdi. Eğer bir çocuk "yarın o şekerin orada olacağına" dair bir güvene (güvenli bağlanma) sahip değilse, bugün o şekeri yemesi bir iradesizlik değil, hayatta kalma refleksidir. Bu, dezavantajlı gruplarla çalışırken aklımızdan çıkarmamamız gereken bir altın kural. İtaat ve Sorumluluk (Milgram ve Zimbardo): Otoriteye boyun eğme ve rollerin insanı nasıl canavarlaştırabileceği
Bakışınızı Değiştirecek 10 Deney İnsanSelçuk R. Şirin · Mundi Yayınları · 2024941 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Galateia: Eril Tahakkümün İnfazı
7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 22:20
Bu artık bir Yunan tragedyası değil, bir devrim hikayesi. Madeline Miller, 2000 yıl sonra Ovidius’un klasik Pygmalion mitini tersyüz ederek, sessiz bir heykelin içindeki çığlığı gün ışığına çıkarıyor. Kadın hastanede, hasta değil ama sıkı bir doktor gözetiminde. Çünkü evden kaçmak, güneş görmek istedi, kızı kendi yazgısına mahkum olmasın istedi. Ne boyun eğmek ne kaçmak, hiçbiri kurtarmayacak kimseyi. Kadın sorunu kökünden çözmeye karar verdi. Sorun adamdı. Kadınlardan nefret etmesine rağmen kusursuz kadını yontmaya çalışan o heykeltıraş, aslında kadın ideasına aşıktı. O, kadınlara sahip olamamaktan ve onları kontrol edememekten korkuyordu. Bu yüzden ideal kadını bir heykeldi ve canlanınca onu eve kapattı. Ama hayat, kusurlarıyla birlikte gelir; kırışıklıklar, entrikalar ve bir kimlik. Gücü tanrısallığa yaklaşmış erkeğin, özgür irade karşısında kırılganlaşan egosunun kükremeleri şeklinde okuyabiliriz bu hikayeyi. Ya da narsist koca-tutsak eş ilişkisindeki boyun eğmiş kadının, annelikle tetiklenen korumacı yırtıcı hayvanının isyanı olarak da görebiliriz. Sonuçta adam, verdiği hayatı geri nesneleştirme cüretini, kadınsa kendisine verilen hayata sahip çıkmanın bedelini, hayatlarıyla öderler. Kadının özgürlük mücadelesini odağına alan feminist okumaların yanısıra, bu metin bir yönüyle de tersine bir Dr. Frankenstein hikayesi olarak yankılandı bende: Yarattığı varlık, ister bir canavar ister kusursuz bir kadın olsun, onun gücünden korkup onu hapseden, verdiği cana karşı sorumluluklarını görmezden gelen bencil ve sapkın bir yaratıcının tahakkümüne karşı, özgürlüğünde direnen, hayatta kalabilmek için soğukkanlı stratejiler belirleyen ve insan olmayı benimsemeye çalışan bir yaratılanın varoluş mücadelesi bu. Miller ayrıca, yaratma gücü erkeğe verildiğinde
Duygu ve Düşünce
GalateiaMadeline Miller · İthaki Yayınları · 20225bin okunma
Puan vermedi·72 syf.·
2026 12. kitabı
Hikâyeyi kısaca bildiğimiz haliyle düşünürsek, Pygmalion kendi yarattığı heykele âşık oluyor ve Aphrodite bu heykele can veriyor. Yani dışarıdan bakınca “mucizevi bir aşk” gibi anlatılan bir mit. Ama bu kitapta olaylar hiç de öyle hissettirmiyor. Çünkü bu sefer her şeyi Galateia’nın gözünden okuyoruz. Kitabı okurken bana en çok geçen duygu şu oldu: baskı. Galateia’nın “kusursuz” olması bekleniyor ama bu kusursuzluk onun özgürlüğünü elinden alıyor. Zaten kitabın yer yer kesik kesik ilerlemesi de bence bu hissi güçlendiriyor. O kopuk anlatım, sanki karakterin yaşadığı sıkışmışlığı daha iyi hissettiriyor. İlk başta bu tarz biraz garip geliyor ama ilerledikçe aslında bilinçli bir tercih olduğunu fark ediyorsun.
GalateiaMadeline Miller · İthaki Yayınları · 20225bin okunma
Galateia'nın özgürlük yolundaki mücadelesi
9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 00:00
"Güzeldim güzel olmasına ama mutluluğu, kaçışı elinden alınmış bir güzellik neye yarar?" İlgi çekici bir öykü, güzel bir yazım diliyle kaleme alınmış ve resimlerle süslenmiş. Hikâye oldukça farklı ve ilginç. Konusu; Bu kısa hikâye aslında yunan mitolojisindeki Pygmalion ve Galateia'nın hikâyesinin modern bir yorumu. Efsaneye göre; kadınları yetersiz, kusurlu, ahlaksız bulan ve kusursuz bir kadın isteyen bir heykeltıraş olan Pygmalion, bir gün kusursuz bir kadın heykeli yapıyor ve yaptığı heykele aşık oluyor. Ardından bir tanrıçaya bu heykeli canlandırması için dualar ediyor ve tanrıça heykeli canlandırıyor. Bu hikâyeyi okurken Pygmalion'un davranışlarından oldukça rahatsız olabilirsiniz. Çünkü kendisi; kadına sürekli "muhtaç" ve "utanmaz" olduğunu söyleyen ve üstelik doğumdan sonraki karnındaki çatlaklarının çok çirkin göründüğünü söyleyen bir adam. Tüm bunlar yetmezmiş gibi artık kanlı canlı bir insan olan Galateia'ya nesne muamelesi yapıp kadını sadece cinsel arzuları için kullanıyor. Ve bitmedi, yine cinsel arzularını karşılaması için bir heykel yapıyor ve bu heykel 10 yaşındaki bir kız çocuğunun heykeli. Yani oldukça rahatsız edici ve sinir bozucu bir adam. Galateia ise bu adam tarafından özgürlüğü kısıtlanan ve eskiden taş olan ama şu an kanlı canlı bir insan olmasına rağmen hâlâ nesne muamelesi gören ve yine bu adamın cinsel arzularını karşılama amacıyla kullanılan bir kadın. Galateia baskı altında, esaret içinde bir hayat yaşarken ve küçük kızının da aynı kadere sürüklendiğini fark edince özgürlüğe kavuşmak adına harekete geçiyor. Biz bu kitapta, Galateia'nın özgürlük yolundaki mücadelesini okuyoruz. Genel Düşüncelerim; Resimleri oldukça güzeldi, yazım dili çok hoştu ve hikâye de ilgi çekiciydi. Hem resimli hem de kısa bir kitap olduğu
Edebiyat
GalateiaMadeline Miller · İthaki Yayınları · 20225bin okunma
7/10
·272 syf.··
2026 27. kitabı
Coci’nin kendi "modernite" laboratuvarında bir Pygmalion olmaya çalışırken, yarattığı figürün paspası haline gelmesini izlemek benim için tam bir entelektüel fiyaskoydu. Bir "ideal kadın" inşa etme projesinin, nesnenin özneye dönüşüp iktidarı ele geçirmesiyle nasıl yapısal bir çöküşe uğradığını görmek, rasyonel aklın irrasyonel arzular karşısındaki en komik nakavtlarından biri. Kendi kurgusunun kurbanı olan bir karakterin, ideallerinin altında kalışını seyretmek hem sarsıcı hem de absürt bir deneyimdi.
1000Kitap
Naomi: Bir Aptalın AşkıCuniçiro Tanizaki · İthaki Yayınları · 20231,166 okunma