pirus

pirus
ignorance is bliss
Middle Earth, 5 Kasım
58 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
pirus bir yorumu yanıtladı.
ABARTILANLAR 2 - KÜÇÜK PRENS
Küçük Prens, edebiyat dünyasında çoğu zaman hak ettiğinden daha büyük bir anlam yüklenen eserlerden biri olarak öne çıkar. Kuşkusuz zarif bir anlatımı ve yer yer etkileyici imgeleri vardır; ancak bu özellikler, kitabın etrafında oluşturulan abartılı övgü dalgasını bütünüyle haklı çıkarmaz. Temelde bakıldığında eser, oldukça sade bir masal kurgusuna dayanır. Verdiği mesajlar ise derinlikli felsefi çözümlemelerden ziyade, daha çok basit ve doğrudan çıkarımlara yaslanır. “Büyümek”, “yalnızlık” ve “insani değerler” gibi temalar, çoğu zaman yüzeysel bir duygusallıkla ele alınır ve bu durum, eserin düşündürücü olmaktan çok kolay tüketilebilir bir metin hâline gelmesine yol açar. Bu yönüyle kitap, iyi yazılmış bir masal olarak değerlendirilebilir; ancak sonuçta bir çocuk kitabı olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir. Buna rağmen, eserin kimi çevrelerce derin felsefi bir başyapıt gibi sunulması, beklenti ile içerik arasında belirgin bir uçurum yaratır. Okur, çoğu zaman kendisine vaat edilen entelektüel derinliği bulamaz; onun yerine, daha çok sembollerle süslenmiş basit bir anlatıyla karşılaşır. Elbette Antoine de Saint-Exupéry’nin anlatımındaki sadelik ve zarafet inkâr edilemez. Ancak bu nitelikler, eseri olduğundan daha büyük bir edebi konuma yerleştirmek için yeterli değildir. Sonuç olarak Küçük Prens, hoş ve etkileyici bir masal olmanın ötesine geçemeyen; buna rağmen gereğinden fazla yüceltilmiş bir kitap izlenimi bırakır. Kısaca demem o ki alt tarafı çocuk kitabı!
1000Kitap
Bu yorum görüntülenemiyor
pirus bir yorumu yanıtladı.
ABARTILANLAR 1 - FRANZ KAFKA
Franz Kafka, belki de edebiyat tarihinin en fazla abartılmış yazarlarından biridir. Metinleri, sürekli aynı temanın etrafında dolaşan; çeşitlilikten yoksun, içe kapanık bir ruh hâlinin tekrarından
1000Kitap
Kafka’yı sevmemek elbette mümkün, bu tamamen kişisel bir tercih. Ama bir yazarı değersiz ilan ederken meseleyi “lobi” gibi indirgemelere taşımak, eleştiriden çok önyargıyı gösterir. Kafka’nın bugün hâlâ konuşulmasının sebebi, insanın iç dünyasını, yabancılaşmayı ve varoluş sancısını bu kadar derin ve evrensel bir şekilde anlatabilmesidir. Bu etki, dönemler ve kültürler üstü bir şey. Ayrıca bir yazarın özel hayatını, eserlerinin edebi değerini yok sayacak bir ölçüt gibi sunmak da oldukça problemli. Edebiyat tarihi, kusurlu ama büyük eserler üretmiş insanlarla dolu. Kafka’yı eleştirmek ayrı, onu yüzeysel genellemelerle değersizleştirmeye çalışmak ayrı. Edebiyata koskoca bir "Kafkaesk" imzası bırakmış ve birçok yazarı da bu tarzıyla etkilemiş ve yol göstermiş bir yazarı bu kadar hunharca eleştirmek(hatta eleştiriyi asmış, hakarete girmişsiniz) için onun eserlerinin üzerine çıkmak gerekir. Sizin eserleriniz nedir? Kısacası, sevmemek anlaşılır; ama bu kadar keskin bir yargı, Kafka hakkında olmaktan çok, eleştirinin kendisi hakkında fikir veriyor.
Bu yorumu yaparken neyinize güvendiniz, hiç mi okumadınız yazdığım metni gerçekten anlamış değilim. Eserlerinin fazlaca abartıldığını söylüyorum, beğenip beğenmemek okuyuculara kalmış, bunlar benim kendi görüşlerim. Gömdüğüm konu da eserlerinden ziyade karakteriydi ki evli bir kadınla ilişki yaşamak iğrenç bir karaktersizliktir bunun her zaman arkasındayım. Birini eleştirmek için ondan daha olmayı şart koşmak da oldukça mantıksız bir beklenti zaten, açıklamama gerek var mı gerçekten bilmiyorum. Edebiyatta, siyasette, sporda, sanatta.. herkesi eleştirebiliriz daha iyi yapmak zorunda değiliz. Bu o işle uğraşan insanların görevi. Nasıl ki şarkılarını beğenmediğiniz bir şarkıcıyı eleştirirken kimsenin sizden albüm çıkarmanızı beklemediği gibi bir yazarı eleştirirken de roman yazmış olmanız beklenemez. Kaldı ki ben de bir şeyler yazıyorum ve sayın Kafka'dan daha iyi de olabilir. İmkansız değil. Siz benim eleştirimi eleştirirken ne tür eserler bıraktınız dünyaya?
pirus bir yorumu yanıtladı.
Eşitlik değil üstünlük arzusu
Bir zamanlar ‘erkeğin hanımcısı makbuldür’ diyerek bir neslin karakterini değiştirdiniz. Şimdi ise aynı tavrı küçümseyip ‘prenses erkek’ gibi ifadelerle alay ediyorsunuz. Dün övdüğünüzü bugün yeriyorsunuz. Sonra da dönüp ‘maskülen erkek’ aramaya başlıyorsunuz. Bu çelişki, aslında ne istediğini bilmeyen bir anlayışın yansıması değil mi?
1000Kitap
Maskülenite kavramı gym sahiplerinin daha fazla üye kazanmak için uydurduğu bir icattır - karl marx
Vay be ne kadar doğru bir söz. Hadi biz de feminizm karşıtı birkaç söz yazalım kavga alevlensin. Ben bir tane biliyorum: “Kadınlar erkekleri memnun etmek için yetiştirilmelidir.” Jean-Jacques Rousseau. Ben eşitlik dedikçe burda yorumlara erkek düşmanları toplanmaya devam ediyor.
1 yanıtı göster
Artık daha az anlatıyorum, daha çok anlıyorum.
1000Kitap
Ama eskisi kadar inanmıyorum.