arılar ve arısızlar ile bir yolun çiçeklerini suluyorum ayrıca uzun bir aradan sonra tekrar kitapların içine dalıp yüzeye çıkmamaya çalışıyorum, burada her şey benim ve her şey benimledir!
Sen o karanfile eğimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu?
Bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele
Dışarı çıkıyorsanız dikkat!
Çiçeklerle karşılaşmayın
Ya da koklamayın onları, iyisi mi, yüzünüzü örtün şapkanızla
Ya da düşünmeyin hiç, ben bakın öyle yapıyorum Neden diyeceksiniz?
İnsandaki sevgiliyi eskitiyor bu çiçekler
Güneşe benzetiyorlar adam, masaya vurmus koyun butlarına
Pek tuhaf!
Ben de sahanda yumurtayı kıskanırım...
Bedenimdeki tüm atomlar son sürat birbirinden uzaklaşıyor. Giderek hafifliyorum, yorgunluğum azalıyor ve genişliyorum... Genişliyorum... Dışarıya, güneşin içine doğru infilak ediyorum. Ben genişleyen bir evrenim, yukarıdaki sessiz denize yüzüyorum. Önce küçücüğüm, sonra odayı, binayı, şehri, ülkeyi, bedenimin içine alıyorum. Aşağıya baktığım vakit dünyanın görüntüsünü gizleyen gölgemi görebileceğimi bildiğim ana kadar genişlemeyi sürdürüyorum.