Eda E.

Deneyim vardığımız yer değil, gittiğimiz yoldur. Yolda yaşadıklarımız, karşımıza çıkan şeyler bize dokunur, zorlar, bozar, rahatlatır ve bizi değiştirir. Eğer yolculuğu yaşayıp ona dikkat edersek ancak o zaman gelişebiliriz. Kendimize gösterdiğimiz özendir bu dikkat, değişirken diğerlerini tatmin edecek, eğlendirecek herhangi bir şeye değil kendimize dönüşmemizi sağlar.
Sayfa 199·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir bakterinin vücutta zararlı hale gelebilmesi için üreyip çoğalması önemli değil, yani mantar olabilmen için vücudunda milyonlarca mantar bakterisinin yaşaması hiçbir şey ifade etmiyor, çoğalmaları sana zarar verecekler anlamına gelmiyor ama belli bir sayının üzerinde çoğaldıktan sonra aralarından bir tanesi iletişimi keşfediyor, yani birbirleriyle konuşmaya başlıyorlar. İletişime geçmelerinin ardından birlikte hareket ermek geliyor. İşte ancak o zaman mantar olabiliyorsun! Onlar iletişime geçince. Çünkü sahip oldukları kaynakları tüketmek üzere birleşiyorlar. Bu bakış açısından bakarsan, dünya mantar olmuş zavallı bir gezegen. Toplum dediğin şeyse insan denilen bakterinin iletişimde olmasını garantileyen bir sistem sadece. Tüketimi kolaylaştıran bir sistem. Üretmesen de var olabilmeni sağlayan şey. Kaçımız tükettiğimiz şeyleri üretebiliyoruz? Yediklerimiz, giydiklerimiz... Bir tohumun nasıl filizlendiğini bile bilmiyoruz. Sanki yasaklanmış bir bilgi bu. Yaşamdaki en önemli şey, beslenebilmen asla öğretilmiyor! İnsan toplumsal bir yaratıktır demek, insanın bir parazit olduğunu söylemektir. İnsan toplumdan bağımsız bir birey olarak da çok güzel hayatta kalabilir. Sadece akıllı ve planlı olsun ve üretsin.
Sayfa 244·Kitabı okudu
Doğa zayıfı koruyan bir sistemle değil, gelişmeye sonuç veren bir sistemle oluşturulmuş. Doğanın sistemi, gelişime kapalı olanın elenerek, ortamın gelişime açık olana hazırlanmasıyla işler. Üretmektir, verimliliktir temel amaç. Yani zayıf, defolu olan gider ve yerine sağlam, yardımı olmadan yaşayabilen, üreyebilen gelir. Üretebilenin hayatta kalması temel esastır. Doğanın ölçüsü, para dediğimiz bir kağıt parçasının kimde olduğu değil, dünyanın daha verimli bir yer olmasına yardım edenlerin ve kendi yükünü taşıyabilen canlıların var olabilmesidir.
Sayfa 245·Kitabı okudu
‘Allah meleklerini tenselliği olmayan bir idrakten, hayvanları idraki olmayan bir tensellikten, insanlarıysa idrak ve tenselliğin birleşiminden yarattı. İnsanın idraki tenselliğini aşarsa, insan, meleklerden bile daha iyi olabilirken, tenselliği idrakini aşmış bir insan hayvandan bile kötüdür. -Hz. Muhammed ‘
Sayfa 270·Kitabı okudu
Aslolan tek şey deneyim. Yaşadığın şeyin seni nereye götürdüğü, yaşadığın şeye verdiğin tepkiye göre değişiyor. Gitmek istediğimiz yerden bizi uzaklaştıracak tepkiler verip, sonra da adaletsizliğe sığınmak tam insana göre. Bu kadar adaletsiz bir yer değiştirilmeli diye herkes dünyayı değiştirmek istiyor. Bi kurtarıcı gelecek ve burayı bizim için temizleyecek sanki. Bu asla olmayacak biliyosun dimi?
Sayfa 317·Kitabı okudu