Hiç, içinde dışarı çıkmak için bir şans verilmesini bekleyen bir şey varmış gibi hissettin mi kendini? Kullanmadığın bir ek güç gibi, hani türbinlerden geçmek yerine şelaleden çağlayan su misali?
Dünya babalarla doluydu, o yüzden mutsuzlukla doluydu; dünya annelerle doluydu, yani sadizmden namusa kadar uzanan bin bir türlü sapıklıkla doluydu; erkek ve kız kardeşlerle, amcalarla ve halalarla doluydu, yani delilik ve intiharla doluydu.
“Bu da,” diye veciz bir ifadeyle ekledi müdür, “Mutluluk ve erdemin sırrıdır yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek. Tüm şartlandırmaların amacı budur: İnsanlara, kaçınılmaz toplumsal yazgılarını sevdirmek.”