... "Baba, bana acı!" yakarışlarına rağmen, savaşçılar kızı sunaga götürür. Taşın üzerine yatırılır, beyaz boynu bıçağa hazır edilir. Oyun yazarı Euripides, bakire kanının yere saçıldığını görmemek, dehşete tanık olmamak için Atreus'un askerleriyle birlikte ordunun önlerine, yere baktıklarını belirtir.
Ah, ben olsaydım nasıl seyrederdim! Sen de öyle. Üstelik hevesle.
Kötülük ölmüyor. Asla ölmüyor. Sadece yeni bir yüze, yeni bir isme bürünüyor. Bize sadece bir kez dokunması, bir daha carpilmaya karşı bağışıklığımız olduğu anlamına gelmiyor. Yıldırım da aynı yere iki kere düşebilir.
Bataklik bitti....
Benim için çok ilginç bir kitaptı, yeri geldi ana karakter olan Maja'ya sinirlendim yeri geldi Maja'ya daha çok sinirlendim. Evet genel olarak ana karakter olan Maja'ya sinirlendim yaşının vermiş olduğu rahatlıkla verdiği kararlar yaptığı şeyler ve neredeyse sonunu getirecek olan o olaya karışması... Ama soyle bir şey var nedense hep hadi beni haksız çıkart lütfen aslında bu yazanlar gibi birisi olma dedim içimden. Çok değişik duygularla okudum kitabı ve sonunda beni biraz da olsa haksız çıkarmayı başardı. Evet, belki anlatıldığı gibi en yakın arkadaşını o öldürmedi ama yine de olayların o noktaya gelmesinde de büyük payı vardı..