Yeni çıkan fantastik kitaplarda sürekli bir mantık hatası bulduğumdan dolayı kafamda iki düşünce belirdi. Birincisi ya artık genç fantastik okumayı sevmiyorum ya da artık yazarlar eskisi kadar iyi yazamıyor. Bu düşünce üzerine eski serilerden birini okumaya karar verdim dedim bakalım nasıl hissedeceğim.
Şöyle ki galiba bu kitabı 16-17 yaşında okusam bile sevmezdim. Aslında klasik alacakaranlık serisinin kurt adamlı versiyonuydu. İmkansız bir aşk, salak bir kız, melankolik bir insan üstü erkek soğuk kış havaları. Bu kitabı yazarken yazar kaç yaşındaydı? Bu kaçıncı kitabıydı? Bunlar önemli unsurlar olsa da ben serinin başlangıç kitabı bazında yorum yapıyorum.
Size kitabı anlatmam gerekirse kızımız küçük yaşta kurtlar tarafından saldırıya uğruyor. Isırılmasına rağmen dönüşüm geçirmeyen kızımız bu saldırı sırasında onu kurtaran kurdu takıntı haline getirip yıllarca onu izlemeye başlar.
Kurt adamlar havanın ısısına göre dönüşüm geçirmektedir. Havalar soğuduğunda dönüşen kurt adamlar bahar gelmesiyle tekrar insan formuna dönüyor. Fakat kurt adamların insana dönüşmesi her dönüşümde biraz daha gecikip en sonunda sadece kurt formunda kalmalarına sebep olmaktadır.
İşte bundan sonrası erkek karakterin insan formunda kalmaya çalışmasıyla ilgili ama yani 400 sayfalık kitapta bu kadar üstten bir anlatım olamaz.
Üşenmedim gittim baktım kitap 2009 yılında yazılmış yazarda o zaman 27 yaşındaymış. Şimdi bu gözle rahatlıkla diyebilirim ki vasat. Tam da tahmin ettiğim gibi alacakaranlık serisinin sonlandığı filmlerin patladığı dönem belli ki yazar kurt sürüsüne fazla aşıkmış.
Hiçbir detay olmayan ayrıntı olmayan her ergen kitabında olduğu gibi ilk fırsatta ebeveynleri ortadan kaldırmak için uydurulan şeyler. Erkek karakterimiz komple kızın evinde kalıyor. Ailenin haberi yok. O kadar