** Paradoks bir önceki paragrafta şu şekilde açıklanıyor: Birey, ahlaken yanlış olan bir şeyi (örneğin İbrahim’in oğlunu kurban etmeye kalkışması) Tanrı'nın emriyle meşru bir eyleme dönüştürebilir. Ama bu meşruiyet, evrensel ahlaki değerlerle açıklanamaz. Bu nedenle bireyin Tanrı’yla olan bu özel ilişkisi, mantık ve etik açısından çözülemez bir paradoks gibi durur. Yani
paradoks, bireyin Tanrı ile doğrudan ilişkisi sonucu, tümelin (ahlaki evrenselliğin) üstüne çıkması durumudur — yani imanın doğasında bulunan, düşünceyle açıklanamayan, etikle bağdaşmayan ama Tanrı'yla ilişkisinde haklı olan tutum.