Benim için yeri hep ayrı olacak bir kitap. Ng'nin kalemiyle ilk tanışmam bu kitap ile oldu. Kitap okumaya ilk başladığım dönemlerde fantastik kitaplara karşı çok büyük bir ön yargım vardı. Büyük bir kitlenin fantastik okumaya başladığı kitap Hush Hush serisiydi. Ben de bu kitabı okumuştum ama hala bazı ‘acaba'larım’ vardı. Geçen sene doğum günümde çıkmıştı Lordlar Ve Varisler. Kitabın kapağı yayımlandığı günden beri takip ediyordum ve ön sipariş ile aldım. Fakat bilirsiniz ki ön yargı kolay kolay kırılmıyor. İkinci kitap çıkmadan bir ay önce bir arkadaşımla okumaya başladım.
Çok farklıydı... Gerek konu gerekse işleniş bakımından. Beni içine çeken bir evrendi. Ve Ng farklıydı. Mesela her zaman lider olarak tanımlanan ateş ilk defa bir kitapta lider değildi, ilk defa bencil değildi... Su yüceydi, hava kutsal ve toprak acımasız. Her sayfa kendini çevirdi.
Ng koskoca bir evren yaratmıştı. Hava, toprak, ateş ve kayıp su krallığı... İhanete uğramış bir lord, varisini kaybetmiş bir krallık, susuz kalmış bir elemantel ve onsuz kalmış bir Daren. Kitapta ki karakterlerin her biri ince ince işlenmiş detaylarla süslenmişti. Baktığımız zaman kötü olarak gördüğümüz Amon bile muhteşem detaylara sahip. Yıldızlar, burçlar, nagualler, kutsal ruhlar, periler,tanrıçalar ve doğa. Aslında kitapta sayamayacağım kadar çok imge mecut ve hepsi özenle yazılmış.
Nova'nın karakter gelişimi çok iyiydi. Bizi sıkmadan yavaş yavaş gelişti ve varis Elemental'e hükmetti. Kabul edelim Elemtal'in kimsenin sözünü dinlemeyen bu deliye ihtiyacı vardı. Bana kalırsa Nova bir karakter değil bir tip. Hatalarından ders alarak doğru yolu buluyor. Düştüğü yerden daha da güçlenerek kalkıyor. O bizim deli varisimiz
Sina, Arın ve Daren üçlüsü... Birbirinin her şeyi olan ama krallıkları yüzünden düşman olmaya