Qurban Memmedov

Qurban Memmedov
@quruone
Spoilersız
9/10
·261 syf.··
2024 26. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2024 05:30
Kitabı tek bir konuda özetlemeye çalışmak böyle bir başyapıta haksızlık olur. O yüzden yazarın bize sorduğu ve beni en çok düşündüren sorulardan birincisi hakkında yazmak istiyorum. İktidarların yönetim biçimi bizim kültür seviyemize ne kadar etki edebilir? Bizi topluma ve bireye duyarlı, empati sahibi, hoşgörülü, cömert, sorumluluk sahibi, şefkatli, yardımsever ve adaletli yapabilir mi ya da tam tersi bencil, kibirli, yalancı, kıskanç, önyargılı, merhametsiz olmamıza neden olabilir mi? Kitapta çok fazla sembolizm var ve bunların hepsini anlamak benim için nerdeyse imkansızdı. Anlamadığımız şeylerden korkmamız olsun, korktuğumuz şeylere tapmamız olsun, narsist ve ya sosyopat insanlara olan anlaşılmaz sempatimiz olsun bir çok açıdan inançlarımızı sorguluyoruz bu kitap sayesinde. İnsanın içgüdüsel olarak kaos istemesine ve vahşileşmeye yatkın olmasına şahit oluyoruz. Bebekler doğduğu zaman kötü müdür yoksa yaşadıkları mı onu kötü biri yapar soruyoruz kendi kendimize. İktidarımızı sürdürebilmek için sosyalist mi olmalıyız yoksa faşist bir diktatör mü? Şefkatli mi yoksa zalim mi? Aklı mı seçmeye yatkınız yoksa akılsızlığı mı? Hayvanlara karşı acımasız olan birisi iyi biri olabilir mi? Yazar hangi kafayla böyle güzel kitap yazmış bilmek isterdim.
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,2bin okunma
Reklam
10/10
·540 syf.··
2024 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2024 07:48
Yazarı neredeyse hepimiz
Fareler ve İnsanlar
Fareler ve İnsanlar
kitabından biliyoruz. O yüzden yazardan hiç bahsetmeden direkt kitaba giriş yapacağım. Öncelikle kitapta beni benden alan bir nokta vardı. Bazıları belki bu beğendiğim noktanın hikayenin akıcılığını azalttığını iddia edebilir, ama benim kitapta en çok sevdiğim şey bu oldu. Her bölümün sonunda 2-3 sayfalık kısa bir bölüm var. Bu bölümlerde John Steinbeck sosyologluğunu konuşturmuş diyebilirim. Hikayenin olay çizgisiyle çok az bağlı olan bu bölümlerde yazar öyle bir sosyolojik analiz yapıyor ki, bu analiz kendimi tam da kitabın içindeki hikayenin içinde bulmama yol açıyordu. Hikayenin büyük kısmı yollarda geçiyor ve biz okuyucular da o aile ile birlikte yolculuk yapıyoruz. Ailenin açlığını midemizde hissediyoruz, susuzluğu dudaklarımız çatlayarak hissediyoruz, yoruluyoruz, dinleniyoruz, terliyoruz. Günlerce duş alamayan ailenin ter kokusunu duyuyoruz. Çocukların bütün her şeye rağmen o kaygısızlığını çok iyi görüyoruz, onlarla eğleniyoruz, yaramazlık yapıyoruz. Kitapta beni en çok etkileyen karakter ise John amca oldu. Hayatında bir kez yaptığı o hatanın ağırlığı ona o kadar çok gelmiş ki John bunun altından kalkamıyor, baş edemiyor. Her boş kaldığı anında acı çekiyor. Karısının karın ağrısını hafife alıp hastaneye götürmediği için ölmesi ona öyle bir vicdan azabı veriyor ki ondan bahsedilen her satırda bunu hissediyoruz. Hiçbir şey artık onu şaşırtmıyor ya da üzmüyor. Kitap bize bu vicdan azabını o kadar iyi yansıtıyor ki...
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202145,5bin okunma