Rümeysa Deniz

Rümeysa Deniz
Sonsuz-lu
Her şeyin sonunda ucuz ve acınası bir sonsuzluk yatar - bu net önermelere emir ve yasaklara uymadan baktım - . Bedeni varla yok arası sınırlandıracak mutsuz acınası bir sonsuzluk. Doğru diyemeyecek kadar bilinmez yanlış diyemeyecek kadar da mantıklıdır. Sonsuza, ucuz ve acınası olacak kadar inanmıyorum çünkü dünya söylendiğine göre ucu ve bucağı olacak şekilde taçlandırıldı. Onca güzellikten bahsedenler sakat çocukları engeliyle taçlandırdı*Sebebi ziyaretimiz verilen görevi idare edebilmek lakin sonsuzluğu da bükmek.Söylendiği üzere boş lafa lüzum yok denildi- hayırlı konuşun-. Onca doğrunun ardından yanlış olduğu söylenirken boş lafla peynir gemisi yürütüldü ve sonucu 2024e kadar uzanan hayırla taçlandı. Eleştiri yap iredele denildi ama boş konuşmuş olmazsın diye düşünüldü bunlar fanilerin yaşamı için şart fakat. Dil varsa dili kasmak gerekiyor. Bu kadar şeyden sonra da sabırlı olun sonu olan bir evrende hüküm sürmektesiniz denildi. Hüküm sürmek, acınası:)) Acınası olanların sonsuz hüküm süreceği söylenmedi. Ama hala aydınlıktayız* Ve sonuç yine boş konuşup 1kda hüküm süreceğim:))) (okuyanlar eleştirmeli)
Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Merak edenler için yaşıyorum, hayattayım.
Yaşamaya Dair
Yaşamak şakaya gelmez, Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın Bir sincap gibi meselâ, Yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, Yani bütün işin gücün yaşamak olacak. Yaşamayı ciddiye alacaksın, Hem de o derecede, öylesine ki, Meselâ, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, Yahut kocaman gözlüklerin, Beyaz gömleğinle bir laboratuvarda Insanlar için ölebileceksin, Hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, Hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, Hem de en güzel en gerçek şeyin Yaşamak olduğunu bildiğin halde. Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, Yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin, Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, Yaşamak yani ağır bastığından. Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, Yani, artık o beyaz masadan hiç kalkmamak ihtimali de var. Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini Biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, Hava yağmurlu mu diye bakacağız pencereden, Yahut da yine sabırsızlıkla bekleyeceğiz En son ajans haberlerini. Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için, Diyelim ki, cephedeyiz. Orda daha ilk hücumda, daha o gün
Şiir