Her gün her gün olmaktan çıktığında, saatlerin dakikalara ve saniyelere boğulduğu raddede elde ne olduğunu ne olmadığını ömrün bittiğini evrenin soğuduğunu hissettiren garip anlar olur. Bu anlar kişiyi değiştirir robotlaştırır. Robot olmak dolaşımının donmasına, sindirimin inhibe olmasına eşdeğer bir direnç kazanır. Bu bir sayısalcının evrenidir. Bu evren yoğundur, zahmetli ve mantıklıdır. Bu durum zannımca bir o kadar güzel bir o kadar kötüdür. Sayısalcı olmak zihninle mücadele içinde olmaktır, sınırlarını zorlamak ve gerçekten dünyanın inceliklerini ölçüp biçmektir aynı zamanda bu değerlidir. Büyük bir çelişki yığınıdır her şeyi aynı anda söylemek istemek ama anlaşılmaktan çok baskılanmaktır. Çok iyi edebiyat bilgisine sahip olmak ruhu dinlendirmekle beraber ruhu incelemektir. Ruhu incelemek hakikati aramakla mümkündür. Sosyoloji bilmek toplumu incelemektir. Tarih bilmek sahip çıkacağın ideoloji, fikir ve objektiflik çerçevesinde daimi ve harici siyasilere baş tutumaktır. Din bilmek hem gerekli hem gereksizdir hepsinin temelini irdelemek sayısalı, edebiyatı, tarihi, sosyolojiyi, felsefeyi bir başlık altında şekillendirmektir. Bu şekillendirme yolunu çizmede muhakkak ki yardım eder. Gereksiz tarafı mantığın dışına çıktığı anda bilgi sahibi olmanın çok da bir şey ifade etmiyor olacağıdır. Ancak insan bilmek sonsuz kudrete, irfana ve bilgiye doymuş olmaktır. İnsan olmak erdemdir erdem olan bizimle olmalıdır. İyi ahlak bilgisi din bilgisinden üstündür. İyi ahlak iyi edebiyat bilgisinden de üstündür. Ve üstün olduğu için bir o kadar zor ve uğraştır. Olunmaya çalışmak için çaba isterse de pek de başarılı olmaz. Ve ilerlemek kayıplar vermektir nefis deryasında bîtap düşmektir. Düşmek insana mahsusken insan olmak da insana mahsustur. Ben her şeyin şahane olmasını isteyen