Güçlü bir kadın;
Bir kadın kendi hayatını tek başına kurmayı başarmışsa. Kendi parasını kazanıyor, kendi ayakta duruyor, kendi kalbini kendi topluyorsa. Artık kimsenin ona 'bir şey katmasına' ihtiyaç duymaz. Çünkü o, ihtiyaç duyduğu her şeyi zaten yıllar önce öğrenmiştir. Kendi kendine yetmeyi. Kırıldığında sessizce toparlanmayı. Kimseye yük olmadan savaşmayı.Ve en önemlisi; kimsenin ona değer vermediği yerde kendi değerini bilip çekip gitmeyi. Bu yüzden güçlü bir kadın, kimseye inanmaz kolayca. Sözlere gülüp geçer. İlgiye boyun eğmez. Onu etkilemek için büyük cümlelere değil, sağlam bir karaktere ihtiyaç vardır. Çünkü güçlü bir kadın şunu çoktan öğrenmiştir. Bir adamın gerçek yüzü, ona nasıl davrandığında ortaya çıkar. Söz verdiği anlarda değil, tutmadığı anlarda belli olur. Sevdiğini söylediğinde değil, ona nasıl hissettirdiğinde anlaşılır.
Ve en sert gerçek şudur;
Güçlü bir kadın, sevgisizliğe alışır, ama saygısızlığa asla.
Sabırsızlığa tahammülü olmaz, oyunlara hiç gelemez.
Bir adamın ruh halinin dengesizliğiyle ömrünü harcamaz.
Bir erkek ya gerçekten adam gibi durur yanında, ya da hiçbir iz bırakmadan hayatından silinir. Çünkü kendi gücünü fark eden bir kadın, kimsenin ilgisine muhtaç değildir, kimsenin gelişine heves etmez. Bir adamın sözlerine değil, duruşuna bakar. Korkanı anlar Oyalayanı çözer. Yalanı hisseder. Ve değer vermeyeni affetmez.
En acı tarafı ise şudur; Kaybettiğini en son erkek fark eder.
Ama güçlü bir kadın. Giderken bile arkasına bakmaz...