R ü m ê y s â D o ğ â N

R ü m ê y s â D o ğ â N
@r_kitaps
Ameliyathane hizmetleri
Üniversite Mezunu
Batman, 1 Aralık
14 okur puanı
Aralık 2025 tarihinde katıldı
Peygamber efendimiz (s.a.v) İslam'ı yayması
- Allah'a yemin ederim ki, uykuya daldığınız gibi , bir gün öleceksiniz. Uykudan uyanır gibi de diriltileceksiniz ve bütün yaptıklarınızdan hesaba çekileceksiniz. iyiliklerinizin karşılığında iyilik, kötülüklerinizin karşılığında ceza göreceksiniz. İnsanlardan ahiret azabıyla ilk korktuğum sizlersiniz.
Sayfa 149 - Timaş yayınları·Kitabı okudu
Din
Reklam
Efendimizin özellikleri
Hz. Ali der ki : " ALLAH Resûlü , etrafındakilere karşı daima güleçti. Güzel huylu idi. Esirgemesi , bağışlaması çoktu. Asla katı kalpli, acı dilli değildi. (İnsanları üzen ve kıran söz söylemezdi) Kimseyle kavga etmez, bağırıp çağırmazdı. Kötü söz söylemezdi. Kimseyi ayıplamazdı. Cimri değildi. Hoşlanmadığı şeyi görmezlikten gelirdi. Umutlu insanı, umutsuzluğa düşürmezdi. Hoşlanmadığı şey hakkında susardı. Şu üç şeyi asla yapmazdı : • Kimseyle çekişmez , • Çok konuşmaz , • Faydasız , boş şeylerle uğraşmazdı. Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınamaz, ayıplamazdı. Hiç kimsenin ayıp ve kusurunu araştırmazdı. Kimseye, hakkında hayırlı ve sevap olmayan bir söz söylemezdi. Konuşurken, yanında bulunanlar başlarına kuş konmuş gibi sessiz ve hareketsiz dururlardı. Sözünü bitirip sustuktan sonra (onlar) söylemek istediklerini söylerlerdi. Fakat, onun yanında asla tartışmaz ve kavga etmezlerdi. Sohbetinde bulunanlar , (o an)bir şeye gülerlerse , O da onlara uyarak gülerdi. Bir şeye hayret ederlerse , O da onlara uyarak hayretini ifade ederdi. Yanına gelen gariplerin ve yabancıların kaba, katı ve kırıcı konuşmalarına, sorularına (kızmadan) katlanırdı. Gerçek dışı övmeyi kabul etmezdi. Hakka saygısızlık etmedikçe kimsenin sözünü kesmezdi. Hakka saygısızlık edince de ya o kimseyi konuşmaktan alıkoyup sözünü keserdi, ya da o yerden kalkıp giderdi."
Sayfa 101 - Timaş yayınları·Kitabı okudu
Din
Medine`deydi. Hz. Ömer, birgün Onu hasır üstünde uzanmış gördü. Vücudunda sert hasırın izleri görülüyordu. Dayanamayıp ağladı. - Ey Allah'ın Resûlü, dedi. Hükümdarlar, padişahlar kuş tüyü yataklarda yatarken... Sözlerini tamamlamasına gözyaşları izin vermedi. Efendimiz (s.a.v) , ne demek istediğini anlamıştı. - Ömer, dedi. Dünya nimetleri onların , ahireti saadeti de bizim olsa memnun olmaz mısın? Hz . Ömer, susarak dediğini doğruladı. Evet , dönemin hükümdarları, padişahları ve kralları görkemli saraylarda lüks ve tantana içinde yaşıyordu. Ama O , ne padişah, ne de bir kraldı. Allah'ın insanlığa gönderdiği son peygamberdi. " Allah'a kul olmayı" her şeyden üstün gören peygamber. Evinin mutfağında sıcak bir yemeğe bazen günlerce hasret kalırdı. İnananlar sıkıntı cekerken O , yaşama imkânı varken bile kendini dünya lezzetlerinden uzak tutmaya çalışırdı. Aç kalma pahasına yemiyor yediriyor, içmiyor içiriyordu. İnananların derdiyle dertlenmeyeni hakiki iman etmiş saymıyordu.
Sayfa 94 - Timaş yayınları·Kitabı okudu
Din
Bu dünya da kimse sonsuza dek kalıcı değil. Doğar , büyür ve ölürüz. Her canlı için geçerlidir Allah'ın bu değişmez kanunu. Ölümsüz hayat , bu dünyadan göçtükten sonra başlar. Dünya hayatı ise gelip geçicidir .
Sayfa 76 - Timaş yayınları·Kitabı okudu
Din
" Fil Olayı
Ebrehe , gücüne ve ordusuna güvenerek böbürlene böbürlene Mekke önlerine kadar gelmiş , ancak yüce Allah'ın (cc) gücü karşısında bozguna uğrayıp geri dönmüştü. Babil kralı Nemrut da , kibir ve gururunu yenememiş ve gücüne güvenerek Hz. İbrahim`i ateşe atmıştı. Sonuç? Allah (cc) , gücüyle ulu Peygamberini kurtarmış , Nemrut'u minik bir sinekle mağlup etmişti. Dönemin Firavun`u , Mısır topraklarını Hz . Musa`ya dar etmişti. Sonunda Hz. Musa , kendisine inananlarla birlikte yine Allah'ın gücüyle kurtulmuştu. Firavun ise , ordusuyla Kızıl Denizin sularına gömülmüştü. " Fil Olayı " olarak tarihe geçen bu olay , Efendimizin (s.a.v) dünyaya gelmesine az bir zaman kala meydana gelmişti. Anlamlıydı. Çünkü O , Mekke'de doğacak, Kâbe Kıblesi olacaktı. Yüce Allah (cc) , elbette Sevgili peygamberinin ve Müslümanların namazlarında yöneleceği Kâbe`yi kirli ellerin yıkmasına izin vermeyecekti. Kabe`sini koruyan Yüce Allah (cc) , onu putlardan temizleyip kıyamete kadar sahiplik edecek olan İnsanlığın Efendisiyle de dünyayı sevindirip şereflendirecekti.
Sayfa 43 - Timaş yayınları·Kitabı okudu
Din
Reklam