Hz. Ali der ki :
" ALLAH Resûlü , etrafındakilere karşı daima güleçti.
Güzel huylu idi.
Esirgemesi , bağışlaması çoktu.
Asla katı kalpli, acı dilli değildi. (İnsanları üzen ve kıran söz söylemezdi)
Kimseyle kavga etmez, bağırıp çağırmazdı.
Kötü söz söylemezdi.
Kimseyi ayıplamazdı.
Cimri değildi.
Hoşlanmadığı şeyi görmezlikten gelirdi.
Umutlu insanı, umutsuzluğa düşürmezdi.
Hoşlanmadığı şey hakkında susardı.
Şu üç şeyi asla yapmazdı :
• Kimseyle çekişmez ,
• Çok konuşmaz ,
• Faydasız , boş şeylerle uğraşmazdı.
Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınamaz, ayıplamazdı.
Hiç kimsenin ayıp ve kusurunu araştırmazdı.
Kimseye, hakkında hayırlı ve sevap olmayan bir söz söylemezdi.
Konuşurken, yanında bulunanlar başlarına kuş konmuş gibi sessiz ve hareketsiz dururlardı. Sözünü bitirip sustuktan sonra (onlar) söylemek istediklerini söylerlerdi. Fakat, onun yanında asla tartışmaz ve kavga etmezlerdi.
Sohbetinde bulunanlar , (o an)bir şeye gülerlerse , O da onlara uyarak gülerdi. Bir şeye hayret ederlerse , O da onlara uyarak hayretini ifade ederdi.
Yanına gelen gariplerin ve yabancıların kaba, katı ve kırıcı konuşmalarına, sorularına (kızmadan) katlanırdı.
Gerçek dışı övmeyi kabul etmezdi.
Hakka saygısızlık etmedikçe kimsenin sözünü kesmezdi. Hakka saygısızlık edince de ya o kimseyi konuşmaktan alıkoyup sözünü keserdi, ya da o yerden kalkıp giderdi."