İçine kapanık kimseler duygularını, acılarını açıkça konuşmaya, çoğu zaman "içi dışı bir" kişilerden daha çok gereksinme duyarlar. En kabuğuna çekilmiş, sert kimseler de sonunda insandır. Bu gibilerin "sessiz deniz"lerine cüretle, iyi niyetle dalıvermek çoğu zaman, onlara dünyanın en büyük iyiliğini yapmaktır.
Ya ben neydim? Yüreğimin çırpınışlarıyla irademin çabalamaları arasında, kendi kendimden nefret ediyordum. Ne kendimi yermek avutuyordu beni, ne de kendimi beğenmek.