Bana hep güçlü olmam öğretildi. Oldum da. Kendime yettim , kimseden yardım istemedim, yeri geldi kendimi paraladım ama yaptım. Ben yıkılmam , düşmem dedim , iç dünyamla savaştım, belirtileri fark etmeme rağmen inkar ettim, susturdum. Dilinle söylersen söylediğin şeye inanırsın ve öyle olursun, var olan durum değişir diye düşünmüştüm ama olmadı.
Aylardır kıyısında dolaştığım, sendelediğim yere tekrar düştüm. Yıllar sonra aynı bataklığa düşmek , o korku ve gururuna yedirememe hissi berbat. Kızıyorum çünkü ben güçlüyüm , bilinçli biriyim. Neden bu duruma tekrar düştüm, neden kendime en çok zarar veren benim, neden içim çekildi.
Geçen hafta duygularım olumsuz anlamda çok yoğunken bu hafta içim çekilmiş gibi, ölü gibiyim. İnsanlarla en azından iş ortamında günlük sohbet etmek için kendimi zorluyorum öte yandan derine inerler de iç dünyam açığa çıkar diye ödüm patlıyor.
Bu dünyada yaşamakta çok zorlanıyorum. Adaletsizliğinden, benim zihin yapıma uymayan insan demeye dilimin varmadığı mahlukatların bir hacim kaplamasından bile rahatsızım. Mutlu olma ihtimalini zaten geçtim de başkalarının mutluluğundan da rahatsız hale geldim.
Tam bir boşluk gibi hissediyorum. Kara delik gibi. Derinliğinin ucu bucağı yok, içinde ne olduğu tahmin dahi edilemez. Ama yardıma ihtiyacım olduğunu hala kabul etmiyorum çünkü kendime yakıştıramıyorum.
Hayatımda bir şeyleri değiştirmek için güç bulabilmeyi bırak evden çıkmak için çaba sarf eder hale geldim. Dışarda başıma bir şey geleceğinin, yolda ağlamaya başlayacağımın ya da kalbimin sıkışacağının korkusu bile yetiyor artık. İtiraf etmek zor evet:
Ben düştüm.