Rabia

Rabia
@rabia413
Ahlaki açıdan daha güçlü olduğumuzda, güç kullanma ihtiyacımız da azalacaktır zira şiddete başvurmak güçlülerin değil, zayıfların tercihidir.
Sayfa 59
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Dini-ahlaki bir hareket olarak İslam için, insan söz konusu olduğunda ahlakı ölçü almayan hiçbir ayrım kabul edilebilir değildir. İnsanlar arasında gerçekten bir fark söz konusu olacaksa bu her şeyden evvel gerçek niteliklerine, manevi ve ahlaki değerlerine göre olmalıdır.
Sayfa 48
Çok sayıda yasa ve karmaşık bir yasama organı, genellikle toplumda "bir şeylerin çürümüş olduğunun" gösteren güçlü bir emaredir ve artık kanun çıkarmaya son verilerek insan yetiştirmeye başlanması gerektiğini işaret eder. Toplumdaki yozlaşma belli bir raddeyi geçtiğinde kanunlar da kifayetsiz kalır. Adalet ya müfsit infaz memurlarının eline geçer ya da yoz toplumu tarafından -açıkça veya gizlice- kitabına uydurma gereci haline dönüştürülür.
Sayfa 42
Halklarımızı boyunduruk altına tutmak için artık demir zincirlere ihtiyaç kalmadı zira bir milletin eğitimli kesiminin irade ve şuurunu felç eden bu yabancı "eğitimin" ipek iplikleri de aynı güce sahip.
Sayfa 34
Müslüman, derinleş. Eşyaya olduğu kadar insana ve toplumlara doğru da derinleş. Öyle derin ol ki, sendeki çekim gücü, eşya ve insanı bir vehiın dünyasının buğuları gibi senin sularına çeksin . . . Bir ikindi vakti, Galata Kulesini arkana almış, Köprüde, Yenicamiye doğru yürürken, yanından geçenler, bir bakışta, yeryüzünde henüz gerçek bilgisini taşıyanların tükenmediğini anlasınlar. İnsan, beş yüz yıl önce İstanbulda, bin yıl önce Bağdatta, bin üçyüz elli yıl önce Mekkede, bin dokuz yüz yıl önce Kudüste, üç bin yıl önce Mısırda., dört bin yıl önce Babilde üstün insanın bulunduğunu bilir de, kendi gününde yaşayacağına inanamaz. Sen, derinliği öylesine yüklen ve getir ki, her insan bu derinliği kendi derinliği sansın, şuuraltında bir umut buğusu, gerçek insana bir gün rastlıyacağı güvenini kaynatıp dursun. Senin derinliğinden topluma bozbulanık öyle bir cemre düşsün ki, gözüyle görmese, kulağıyla işitmese, eliyle tutmasa bile gerçeğin var olduğunu, kubbelerde çınladığını kemerlerde bir örgü olduğunu duysun ve sezsin insan. Namazda, oruçta, zekatta, hacda, hac yollarında derinleş. Akşam vakti, güneşin batışından paniğe kapılan kuşların çığlıklannda, sabah, dağ doruklarından günün huzurunu getiren yumuşak ışıkların gümüşsü tüylerinde derinleş. Trajik olma, trajedide derinleş. Istekle kan akıtma, akan kanda derinleş. Çocuğunu hep teknik öğretime koşturuyorsun, çağın alışkanlıklarına ve eğilimlerine uyarak. Onu edebiyat ve düşünceye de yönelt. Müslüman, şuurlaş. Çileleş ve şuurlaş. Hz. Hüseyinin sırf bir dünya günü görmek için şehit olmadığını bil ve şuurlaş. Din ve gerçek için ebedi bir modeldir sana O. Komünizmin senin insanını eritmek için nasıl arılar ve karıncalar gibi çalıştığını gör ve bu ağı parçalamak için şuur kılıcını keskinlet. Hristiyanlığın, kendi