Bütünün içinde hem iyinin hem de kötünün zorunlu bir yeri vardı Herakleitos'a göre. Karşıtlar arasındaki bu sürekli oyun olmadan dünya da var olamazdı.
Herakleitos'un işaret ettiği bir başka nokta, dünyanın her zaman karşıtlıklar tarafından belirlendiğiydi. Hiç hasta olmasak, sağlığın ne olduğunu da bilemeyecektik. Hiç açlık çekmesek, tokluğun keyfini çıkaramazdık. Hiç savaş olmasa, barışın değerini bilmezdik ve eğer kış hiç gelmese, baharın da geldiğini fark etmezdik.
"Her şey akar" demişti Herakleitos. Her şey hareket halindedir ve hiçbir şey sonsuza dek kalmaz. Bu yüzden de "Aynı ırmağa iki kez giremeyiz". Çünkü ikinci kez ırmağa girdiğimda ben de değişmiş bulunuyorum, ırmak da.
İnsan aklına böyle sıkı sıkıya inanan anlayışa Rasyonalizm (Akılcılık) adı verilmiştir. Rasyonalist bir düşünür dünya hakkındaki bilgimizin kaynağı saydığı insan aklına büyük bir güven duyar.
Yunanlılar arasında yaygın bir görüştü bu. Dünyada bulunan her şeyin hep olageldiği neredeyse zaten besbelliydi eski Yunanlıların gözünde. Parmenides de hiçbir şeyin yoktan var olmayacağını savunmaktaydı. Ve var olan hiçbir şey de yok olamazdı.