Rabia Uslu

Thales'e göre her şeyin kökeni suydu. Bununla tam olarak ne kastettiğini bilmiyoruz. Belki de her türlü yaşamın suda oluş­tuğunu ve dağılıp giderken yine suya dönüştüğünü söylemek is­temişti.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Diyebiliriz ki doğa filozofları bilimsel düşünce yönünde ilk adımları atmıştır. Böylece daha sonra gelişecek doğa bilimlerini başlatmış oldular.
İlk filozofların ortak bir yanı, bütün değişikliklerin ardında belli bir ilk maddenin yattığına inanmalarıydı. Bu fikre nasıl var­dıklarını söylemek kolay değil. Sadece bu düşüncenin doğadaki değişikliklerin temelinde bir ilk maddenin bulunduğu tasavvu­rundan kaynaklandığını biliyoruz. Her şeyin ondan gelip ona döndüğü bir şey olmalıydı bu.
Filozoflardan ve düşüncelerinden söz ederken hep erkekle­ri kastettim aslında. Çünkü felsefe tarihi de erkeklerin damgasını taşıyor. Bunun nedeni de, kadının hem kadın hem de düşünen bir varlık olarak insanlık tarihi boyunca hep ezilmiş, baskı altında tu­tulmuş olması.
Eğer şu bahçede yetişmiş olsa ve bunun dışında doğa hakkında hiçbir şey bilmese, ilkbahar nasıl bir yaşantı olur­du acaba?