İlk kitaba göre daha yavaş okudum. Çok fazla olay oluyordu ama nedense akıcılığı azalmıştı. Gene de hikayenin nasıl biteceğini merak ettim ve beni tatmin ederek bitti. Gene de bir daha dönüp okumam. Çünkü karakterlere gerçekten bağlanamadım.
•● Spoiler ●•
Yazarın kötü karakteri yazarken çok sığ davranmış olmasına da ayrı üzüldüm. Hauth iyi bir karakter gelişimiyle iyi tarafa geçebilirdi ama yazar "Hauth kötü kalsın ki onu öldürürken vicdan azabı çekmeyeyim," diye düşünmüş gibi. Üzücü çünkü Hauth, Ravyn'ı gerçekten (ve haklı olarak) kıskanıyordu ve aslında aralarındaki ateşli dinamik çok eğlenceli bir şeye evrilebilirdi. Hikayeye boyut atlatırdı ve belki karakterleri daha çok umursamamı sağlardı.
Açık konuşayım. Hauth gibi ÇOK KÖTÜ AMA NASIL KÖTÜ bir karakterin, Ravyn ile kavga edip onu yaralayıp öldürmeden (!) dönüp gitmesi çok manidar değil mi? Hayatı boyunca kartları sayesinde insanlara eziyet edebilmiş biri bu! İnsanları çatır çutur öldürüyor. Ama sonra çok rahat bir şekilde Ravyn'ı öldürebilecekken öldürmüyor. NEDEN?
Hayatı boyunca sadece ama SADECE Ravyn'e bir şey yapamamış çünkü kartlar Ravyn' de işe yaramıyor. Hauth çok rahat bir şekilde Ravyn'e kafayı takmış (ve abayı yakmış) olabilirdi. Ve biz okurken aşırı eğlenebilirdik.
Hauth onu öldürmüyor çünkü onun ölmesini istemiyor çünkü gerçekten umursadığı tek kişi Ravyn! (Karakterin derinlerine girsek bunu çok ne görürdük)
Dediğim gibi hikaye aşırı keyifli bir hâl alabilirdi.