Kitabın ilk yarısı son derece sıkıcıydı. Öyle ki neredeyse kitabı yarım bırakıp okumayacaktım. Sonra kendimi zorlayıp devam ettim ve kitabın ikinci yarısının çok daha iyi olması sayesinde kitabı bir çırpıda bitiriverdim. Genel olarak güzel bir kitaptı çok fazla şey vaad etmiyor ama eğlendiriyor.
⬇● Spoiler! ● ⬇
Kızımızın erkekten neden hoşlandığını tam olarak anlayamadım. Ne ara oldu bu? Erkeğin kızdan hoşlanması çok mantıklıydı zira kızımız çok güzel, çekici, anlayışlı ve zeki. Ama erkeğimiz kaba saba görünen, iri yarı, pek de albenisi olmayan biriydi. Tabi iyi kalpli olduğu taraflarda vardı. Ama sadece yardımsever olduğu için birine aşık olunacaksa bari bu evre çok daha detaylı anlatılsaydı. Çünkü adamın öyle ahım şahım yardımları yok açıkçası o kadar abartılacak bi yüce gönüllük görmüyoruz zaten.
Kızımızın, elini sallasa ellisi konumundayken, sanki etrafında başka bir ihtimal yokmuşta tek seçeneği bu erkekmiş gibi hemen ona aşık olması çok anlamsızdı. Belki daha yoğun, daha gerçekçi birbirlerinden etkilendikleri sahneler olsaydı kızın aşık olmasını anlayabilirdim.
Neyseki birbirlerine net olarak aşık olduktan sonra (kitabın ikinci yarısında sonra) aralarındaki tutkuyu ve sevgiyi daha çok hissettim.
Karakterlerin iç seslerine eşit ölçüde yer verilmişti ama ben erkeğin duygularını daha çok okumak isterdim. Öylesi daha fazla hoşuma gidiyor çünkü.
Bir de adamın içinde bulunduğu tehlikeli durum yeterince ciddiye alınmamış gibiydi. Yani devletin aranan bir suçlusu ortalıkta "nasılsa kimse beni tanımıyor" diye rahatça dolaşamaz. Yazarımız tehlikeliyi büyük tutarak heyecanı arttırmak istemişse de bu tehlikenin getireceği sonuçları fazlaca yumuşatmış. Karakterlere kıyamamış anladığım kadarıyla. Bizleri fazla üzmek istememişte olabilir tabi.
Onun dışında aşk meşk