Kathleen E. Woodiwiss

Kathleen E. Woodiwiss

8.0/10
41 Kişi
·
110
Okunma
·
10
Beğeni
·
1.533
Gösterim
Adı:
Kathleen E. Woodiwiss
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Alexandria, Louisiana , Abd, 3 Haziran 1939
Ölüm:
Princeton, Minnesota , Abd, 6 Temmuz 2007
Kathleen E. Woodiwiss, kızlık soyadı kathleen Erin Hogg (3 Haziran 1939 - 6 Temmuz 2007), Amerikalı yazar. The Flame and the Flower (1972) romanının yayınlanması ile tarihsel romantizm tarzına öncülük etmiştir.

On altı yaşındayken ABD Hava Kuvvetleri Teğmeni Ross Eugene Woodiwiss bir araya geldi. Ertesi yıl 20 Temmuz 1956 tarihinde evlendiler.

Romalarının tamamı, Amerikan İç Savaşı, 18. yüzyıl İngiltere ya da William Fatih zamanında Saksonya da dahil olmak üzere çeşitli geçmişlere dayanan tarihsel romantizmdendi.
"İnsan, kendini aptal durumuna düşürür. Eğer izin vermezse, başkasını bunu yapması çok zordur."
"...Utanca dayanamadıkları için hayatlarına son veren kadınlar duymuştum. Ama bence bu ahmaklıktan başka bir şey değil."
Hayır, sizin gibi birini ehlileştirmek için daha etkili yöntemlerim var. Acının hiçbir etki edemediği durumlarda haz, silahtır.
Kathleen bu romanıyla beni bir kez daha hayal kırıklığına uğratmadı. Tadı damağımda kalan bir roman oldu benim için. Baş karakterler okuduğum diğer tarihi aşk romanlarından çok farklıydı. Bu kez sevdiğinin peşinden koşan kişi bir kadın değil de erkek; tanıştığı insandan bir an önce kurtulmak isteyen ancak ondan tuhaf bir şekilde ayrı duramayan,kendi isteklerini önde tutan karakterimiz erkek değil de kız. - ki kız başta gerçekten ondan kurtulmaya çalıştı gel gör ki adam peşine takıla takıla ondan ayrılamamaya başlasa da sonra gene kurtulmaya çalıştı sonra ciddi anlamda adamın yanında durdu.-

Ben okuduğum iki romanında -İki Yabancı, İhtiras Çiçeği- çok belirgin bir son görememiştim ayrıca kötüler başta kinleniyor, nefret ediyor ama ne hikmetse sadece orada kalıyordu. Ayrıca onlar için de belirgini bir son yoktu. Bu romanda bunların hiçbirini görmemek çok rahatlatıcıydı. Aslında 686 sayfa roman için tam anlamıyla yetmiş ama sonlara doğru "Roman hala bitemedi mi?" diye söylendim. Sanırım hafiften sıkıldım ama güzelliğinden azaltmaz bu minicik pürüz.
Tarih ve savaş. Normanlar ve saksonlar arasında geçen insan katliamı. Savaşın getirdikleri ve götürdükleri, aslında aynı olan insanların soy ve gayrimeşruluk gibi takıntılar, yaşadıkları ızdırap aslında savaşın ne kadar saçma olduğunu iyi anlatıyor. Tabi ki aşkta var. Biraz espiri biraz deyiş bol miktarda güç savaşı ve dengelerin sürekli değişmesi. Vasat bir kitap, isteyen okuyabilir.
Sanırım iki günde bitirdiğim harika kitaplardan. çok yoğun ve sürükleyici bir kitaptı. karakterler birbirlerine çok iyi uymuşlardı. Eğer aşk romanlarını seviyorsanız tam size göre :)
Bence çok iyi bir aşk ve macera romanıydı. Akıcı anlatım ve sürükleyici bir hikaye. Ben çok beğendim. Aşk romanı sevenlere ve iyi bir aşk romanı arayanlara tavsiyemdir.
Hafif spoiler içerir.

Kitap gayet akıcıydı. Karakterlerin kitap içerisindeki tutum ve davranışları çok başarılı bir şekilde aktarılmıştı. Özellikle Aislinn karakteri her kadının kendisinde taşımak istediği özellikleri barındırıyordu. Ayrıca bizim ülkedeki kapağını da çok beğendim.

Ancak kitap akıcı olmasına rağmen ben baya sıkıldım okurken. Sırf bitirmek için okudum denilebilir.Bunun sebebi kitapta olaylardan çok aşırı aşk üçgenlerinin bulunmasıydı. Maşallah her gören Aisllin ve Wulgraf'a aşık olmaktan kendini alamadı.

Kitapta Aislinn'in üzerine fazlaca düşmüş yazar. Birçok okuyucunun dediği gibi "Kumru" lakabını Wulgarf'ın değil Ragnor'un kullanması pek hoş değildi.

Bana kitabın sonu aşırı saçma geldi. Hadi çocuğun Wulgarf'tan olduğu kanıtlandı ama Ragnor'un, Aislinn'e olan tecavüzünü tam olarak gerçekleştirememesi ve onun bekaretini bozanın Wulgraf olması aşırı saçma ve iyimserdi. Bence yazar çocuğun kim tarafından olduğu da belirtilmeyecekti.

Ve Wulgarf'a kitabın sonuna kadar piç denip duruldu ancak kız kardeşi kitabın sonunda aslında piç olanın kendisi ve öz erkek kardeşi olduğunu, Wulgraf'ın meşru olduğunu söylüyor gel de şimdi sinirin bozulmasın. Bu iki olay romanın bütün gerçekçiliğini aldı.

Ayrıca Gwen kızı o kadar ezdi deniliyor ama ben tam tersini gördüm. Tamam Gwen baya aşağıladı kızı ama Aislinn sürekli verdiği cevaplarla onu susturdu Gwen bunu Aislinn üzerinde başaramadı.

Bana kalırsa yazar bence Kerwick ve Haylan'ın arasındaki aşkı anlatsa daha güzel olurmuş.

Veya Aislinn ;Wulgraf ve Ragnor arasından Ragnor'u seçse ve onu adam etme çabaları anlatılsa daha beğenirdim.

Ve şu dikkatimi çekti. Ben yazarın kurduğu bazı cümleleri anlamakta zorluk çekiyorum bunun çevirmenden kaynaklandığını sanmıştım ama her kitabını aynı çevirmenin çevirmemesi sonucu sorunun yazarda olduğunu gördüm.

Yazarı ve anlattığı konuları severim ama benim en hayal kırıklığına uğradığım eseri bu kitap oldu
Tam tarihi aşk romanlarına artık biraz ara vermeliyim diye düşünürken ilaç gibi geldi.. Yazarın okuduğum ilk kitabı ama devamı gelecek.. Kalın kitaplar beni korkutmaz diyorsanız tavsiye ederim ;) keyifli okumalar..
Konu güzel olmasına rağmen anlatımda akmayan bir şeyler var. Sonunda şaşırıyorsunuz ama yeterli olup olmadığı tartışılır. Türk filmi seyreder edasına kapılıyorsunuz. Sonunu tahmin etmek zor olsa da daha güzel yazılabilirdi.
Bu yazari seviyorum,diger kitaplarindan farkliydi tarihi ve savas vardi.Yazarin diger kitaplarida tarihidi.Sadece bu biraz daha yakin tarihi anlatiyordu.Amerikadaki ic savasi kuzey ve guneyin kolelik donemini anlatiyor yer yer gercek olaylarda anlatiliyordu.
Bu yazar yazsın bütün kitaplarını okurum.. Gözüm kapalı tavsiye ederim.. Elimde iki kitabı daha var bitmesinler diye başlayamıyorum.. Okumadıysanız deneyin derim ;)
Kathleen E. Woodwiss, sevdiğim tarihi aşk romanı yazarlarından biri olmasına rağmen "Ne yazarsa okurum." dediğim yazarlardan biri değildir. Ülkemizde şu ana kadar 6 kitabı çıktı, ben 5'ini okudum. Okumadığım kitabı Rüzgarda Savrulan Güller idi ve konusu beni cezbetmediği için hala da okumayı düşünmüyorum. Bu kitabı da aynı sebepten okumayı düşünmüyordum fakat güzel kapağı ve yazarı okumayalı uzun zaman olduğu için fikrimi değiştirdim.

Sonsuza Dek Kollarında kitabı bizde çıkalı 8 ay olmuş. Kapaktan da anlaşıldığı gibi tam kış mevsiminde okunmalık bir kitap olarak göze çarpıyor. Aslında sayfa sayısına göre fiyatı uygun olsa da biraz daha ucuza alayım diye CNR Kitap Fuarı'nı bekleyip öyle almıştım.

Bu yazarla ilgili en sevdiğim şey, ülkemizde yayınlanmış olan kapaklarıdır. Şu an için en sevdiğim kapak bu kitabınki oldu. Özellikle oradaki 2 beyaz köpeğe bayılıyorum.

Okuyanlar bilir ki yazarın dili ağırdır. Çok fazla betimleme ve iç ses ile yazmayı seviyor. Bu kitap da aynı şekildeydi yalnız ilk kez Woodwiss'in bir kitabı elimde süründü. Daldan dala atlama durumu yaşanmasa da sanki yazar aklına ne gelirse yazmış gibiydi. Zaten yaz sıcağı sorunu var, bir de bu kitabın aşırı durağan olması beni iyice gerdi. Bir de çevirmenin özensiz çevirisini de eklemem lazım. Çevirmen bile sıkılmış olacak ki bir süre sonra ne demek istenildiği anlaşılmayan cümleler gördü bu gözler.

Bir seri olmadığı sürece kitapta yan karakterlere fazla değinilmemesi normaldir,bunda da aynı şey geçerli olmasına rağmen ilk kez ana karakterlere fazla değinilmeyen bir kitapla karşılaştım. Ya da şöyle söyleyeyim. Baş karakter Synnovea'nın başından geçenler ağırlıkta anlatılıyor ama Synnovea'nın iyi biri olması haricinde ne gibi özellikleri var anlamadım. Onu diğer karakterlerden ayıran hiçbir şey göremedim.

Yazarın diğer bir özelliği ise baş erkek karakterlerine, baş kadınları kadar fazla yer vermemesidir. Albay Tyrone ise tipik Woodwiss erkeğiydi. Tek fark Synnovea ile aralarında aşk olmasa ona bile yan karakter derdim. Ayrıca Tyrone'da da belirgin karakteristik özellikler göremedim. Synnovea ve Tyrone sevebileceğim bir ikiliydi fakat belirgin bir özellik göremeyince boş hissettirdi bana. Ve bu ikilinin bir araya geldiği sahneler çok fazla değildi, ortanın biraz altı diyebilirim.

Bir de yazarın kadın karakterlerini her açıdan aşırı övmesi var. Bunları gören her erkek mutlaka kadın karaktere hayran, kişisel hizmetçisi hariç olan kadınların hepsi hasetinden çatlar. Bunların vücutlar bir harika. Yüzleri çok bebeksi. Tavırlar kusursuzluk örneği. Size de bıkkınlık geldi değil mi?

Umarım çevrilen sonraki kitap öncekiler kadar güzel bir konuyla anlatımla gelir. Sayfa sayısı da az olsun diyeceğim fakat yazarın az sayfalı bir kitabını bulmak çok zor. Çoğu 500'den aşağı değil :(


http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/...kollarnda-yorum.html

Yazarın biyografisi

Adı:
Kathleen E. Woodiwiss
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Alexandria, Louisiana , Abd, 3 Haziran 1939
Ölüm:
Princeton, Minnesota , Abd, 6 Temmuz 2007
Kathleen E. Woodiwiss, kızlık soyadı kathleen Erin Hogg (3 Haziran 1939 - 6 Temmuz 2007), Amerikalı yazar. The Flame and the Flower (1972) romanının yayınlanması ile tarihsel romantizm tarzına öncülük etmiştir.

On altı yaşındayken ABD Hava Kuvvetleri Teğmeni Ross Eugene Woodiwiss bir araya geldi. Ertesi yıl 20 Temmuz 1956 tarihinde evlendiler.

Romalarının tamamı, Amerikan İç Savaşı, 18. yüzyıl İngiltere ya da William Fatih zamanında Saksonya da dahil olmak üzere çeşitli geçmişlere dayanan tarihsel romantizmdendi.

Yazar istatistikleri

  • 10 okur beğendi.
  • 110 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 46 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.