Sevgili dost; arada bir hastahane koridorlarında yürü, sahip olduğun her şeyin sana nasıl bir lütûfla hediye edildiğini, memnun olmadığın şeyler için duâ eden insanların çaresizliğini gör, o odalar yalan söylemez, şükretmek için daha iyi bir fırsat bulamazsın.
Herkes hayattaki zorluklardan, acılardan ve düzensizlikten şikâyet etmesine rağmen hayatı daha iyi, daha düzenli bir hale getirmek için kimse parmağını bile kıpırdatmıyor. Hepimiz hayata dışarıdan bakan seyircileriz sanki, her şeyi ve herkesi yargılamak üzere görevlendirilmiş gibiyiz. Herkes büyük işler, büyük şahsiyetler, büyük sevinçler isteyip beklerken, kendisini ve çevresindeki hayatı alışılmış bayağılığın milim bile üzerine yükseltmeyi düşünenlerin sayısı oldukça azdır.