“Önce, hayatım boyunca insan gibi kalmayı seçeceğim. Önce sağlıklı olmayı seçeceğim. Önce beni sevmeyi öğreneceğim. Önce benim; kim, ne, olduğuna dair yargılarımdan vazgeçeceğim. İsteklerimi önce benimle gerçekleştireceğim ki başkasının ruhuna musallat olmayayım. Önce benim en iyi halimi ortaya çıkaracağım. Önce kendi omzumdan öpeceğim. Kendi alanımı sahipleneceğim. Hatasıyla, günahıyla kendi bu güne mahsus varlığımı kabul edeceğim. Kendi hayatımı kutlayacak, kendi huzurumu kutsayacağım. Önce ben ayakta kalacağım ki başkasının sırtına devrilmeyeyim. Önce ben ayakta kalacağım ki başkaları benim üstüme basıp geçmesin.”🪷
Sevgili dost; arada bir hastahane koridorlarında yürü, sahip olduğun her şeyin sana nasıl bir lütûfla hediye edildiğini, memnun olmadığın şeyler için duâ eden insanların çaresizliğini gör, o odalar yalan söylemez, şükretmek için daha iyi bir fırsat bulamazsın.
Herkes hayattaki zorluklardan, acılardan ve düzensizlikten şikâyet etmesine rağmen hayatı daha iyi, daha düzenli bir hale getirmek için kimse parmağını bile kıpırdatmıyor. Hepimiz hayata dışarıdan bakan seyircileriz sanki, her şeyi ve herkesi yargılamak üzere görevlendirilmiş gibiyiz. Herkes büyük işler, büyük şahsiyetler, büyük sevinçler isteyip beklerken, kendisini ve çevresindeki hayatı alışılmış bayağılığın milim bile üzerine yükseltmeyi düşünenlerin sayısı oldukça azdır.