Ezelden tutkun olduğu ve uğrunda çırpınarak yaşamını feda etmeye tutsak bulunduğu ışığın etrafında deliler gibi, kendimi kaybetmiş bir halde, en kutsal emelim onun halimden haberli olmasına bağlı olarak çırpınıyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gerçek şu ki, biz her şeyde olduğu gibi, terbiye ve evlilikte de körü körüne, şaşkınlık ve karanlık içinde, düşünmeden, sersemler gibi bilinçsizce hareket ediyoruz ve böylece bize teslim edilmiş olan bu yaşamları israf ve ziyan ediyoruz.
Yoksa bazı ıssız bahçelerde yalnızlık ve bilinmezler içinde oluşarak bütün ruhun titrediği okşamalardan yoksun kalıp hasret içinde solan, yıkık ve perişan yerlere serilen öksüz ve bahtsız çiçekler gibi kötülüğün tutsağı mıyım?
Başkalarının mutluluklarını görerek kendilerini bundan yoksun buldukları için mi, acaba bu aşağılamalar ve küçümsemeleri kıskançlık ve hırçınlıklarından mıdır?
Yasak olan bu ağaların şimdiye kadar görmediğini yapmaktır. (...) Bizim milletin büyük bir gelecek sahibi olması için biricik eksiğimiz sosyal yaşamımızın olmadığı, kadınsızlıktan, kadınları erkeklerden uzak bulundurduğumuzdandır. Kadınlar örtülü olması gerekiyorsa örtünsünler. Onları örtülü bulundurmak hayatımızdan atmak demek midir?